Uncire, Laz edebiyatını okuyucu ile buluşturacak (Gazete Duvar röportaj)

Bu arşivin, ileride güçlü bir biçimde yaşamakta olan bir dilin mirası olmasını umut ediyoruz elbet. Ölmüş ya da ölmek üzere olan bir dil için “bir zamanlar birileri de bunları yapmışlar” şeklinde anılmak istemiyoruz.

 

Lazların Ogni ile başlayan yayıncılık serüveni bir adım ileriye taşınıyor. Ocak ayında yayına başlayacağı duyurulan Uncire üç ayda bir yayınlanacak ve Laz edebiyatından yapıtlara yer verecek.

 

DUVAR – 1993 yılında bir grup Laz’ın çıkardığı ilk derginin adı Ogni’ydi.  Derginin yayımlamasının ardından Türkiye’de ilk kez Lazistan ayrılıkçılığı yapmak suçlamasıyla dava açıldı. İlk yargılanan ise bugün avukatlık yapan derginin sorumlu yazı işleri müdürü Mehmedali Barış Beşli oldu. Beşli sonraki yıllarda Kazım Koyuncu ile birlikte Zuğaşi Berepe (Denizin Çocukları) müzik grubunun bir üyesi olarak, daha sonra ise Laz Kültür Derneği Başkanı olarak karşımıza çıktı.

 

Ogni’nin ardından, Özcan Sapan’a ait Chivi Yayınları Mjora ile bir kez daha Lazca yayın geleneğine sürdürmek istedi. Ancak o da çok uzun ömürlü olmadı. Lazcanın yaşatılması için emek verenlerden biri de İsmail Güney Yılmaz’dı. Yılmaz çabasını bu kez Uncire adını verdikleri edebiyat dergisi ile sürdürmek için bir kez daha kolları sıvadı.

Uncire’nin hedefini, neden bir edebiyat dergisi çıkartılmasına karar verildiğini İsmail Güney Yılmaz’a sorduk.

Lazca dergiler yayınlandı ve çok uzun ömürlü olmadı, Lazca edebiyat dergisi fikri nasıl ortaya çıktı?

1993’te Ogni (Duy) dergisiyle atılan tarihi adımdan sonra birçok dergi çıktı. Her biri Laz tarihi, Lazcanın yaşam mücadelesi açısından değerli işler olsa da, tümü ya istikrarsız ya kısa ömürlü yayınlar oldu. Elbette bu gidişata dur deme gibi bir gayemiz var.

Fakat biz de 2013’te Lazca siyasi gazete Ağani Murutsxi’yi (Yeni Yıldız) çıkarmaya başlamış, yayını 7 sayı zar zor sürdürebilmiştik. Yani bizim de negatif bir tecrübemiz var. Ancak, Uncire’de hem görece daha geniş bir ekibin çalışması, hem içerik hususunda daha az sorun yaşayacak olmanın rahatlığı, hem de Lazca edebiyat dergisi fikrinin Laz halkına daha az “marjinal” gelecek olması sebebiyle bu derginin daha istikrarlı, ömürlü olabileceğini umuyoruz.

‘Lazlar zor insanlar.  Umarız Uncire birliğe hizmet edebilir’

Edebiyat dergisi fikri araştırmacı yazar arkadaşımız İrfan Çağatay’ın fikriydi.Yıllar önce planladığımız Lazca şiir dergisi fikrinin olgunlaşmış bir hali olarak nitelendirebiliriz bu dergiyi. Böyle bir odak kesinlikle gerekiyordu. Laz Kültür Derneği’nin yayın organı olarak Uncire böyle bir mecra olmaya çalışacak.

Nasıl bir yayın periyodu planlanıyor? İçeriği doldurmak zor olmayacak mı?

Üç ayda birlik bir periyot düşünüyoruz ancak sürecin nasıl ilerleyeceğini şimdiden öngörmek güç. İçeriği doldurma mevzuu teorik olarak zor değil. Zira hem üretken bir çekirdek kadro mevcut, hem elimizde Laz edebiyatına dair önemli bir birikim var. Fakat biz sayfalarımıza yeni isimleri taşımak istiyoruz. Lazca yazan daha çok kişi, çok sesli, çok yönlü bir Lazca edebi külliyatı inşa etmek muradımız.

Hedef kitlesi kim olacak derginin? Lazlar, hele ki Lazca bilenler sayıca çok fazla değil, dergiyi yaşatmak mümkün olacak mı?

Niyetimiz Laz halkına ulaşmak. Lazcayı modern zamanlara, modern edebiyatla perçinlemek. Bu üç beş insanla olmaz. Bir dili yaşatmak, dahası geliştirmekse mesele, taban tutmak, halklaşmak gerekiyor. Lazların çoğunluğunun Lazcaya yönelik müspet ilgisini, Lazca sevgisini nitelikli bir evreye eriştirme yolunda katkı sunmak istiyoruz. Dergimiz arzu ettiğimiz alakayı görürse yaşayacak, eğer görmezse bir çaba olarak tarihteki yerini alacak.

Laz edebiyatı denildiğinde akla gelen isimler kim? Türkçe yayınlardan tanıdıklarımız var mı?

Lazca edebiyat denilince ilk akla gelen şair, yazar Hopalı (Xopa) Helimişi Xasani. Helimişi hayatını Lazcaya adamış ve ömrünün çoğunu Sovyetlerde geçirmiş komünist bir Laz aydını. Lazcanın Helimişi’den sonraki en büyük edibiyse yakın bir tarihte kaybettiğimiz, yine soldan bir ozan, Fındıklılı (Viǯe)  Nurdoğan Demir Abaşişi’dir. Şairin bilhassa, mealen “biz kişneyen atlarla gelmedik/ biz buradaydık” (*) dediği ve Nazım’ın “Dört nala gelip uzak Asya’dan” dizesine nazire yaptığı şiiri Lazlar arasında popülerdir. Yılmaz Avcı, Selma Koçiva gibi isimleri de modern Lazca şiirin önemli isimleri olarak sayabiliriz. Geleneksel Laz şiirinin çağdaş bir devamcısı olarak niteleyebileceğimiz Rıdvan Özkurt son dönemin en popüler ismi. Lazca roman gibi özgün işlere imza atan Murat Murğulişi’yi de unutmamak gerekir. Bilhassa şiir alanında ürün veren, kitap sahibi başka edebiyatçılarımız da var.

Türkçe yayınlardan bilinen bir isim yok. Türkçe şiir yazan Laz şairler elbette var fakat bunlar içinde popüler bir isim yok en azından.

Dergide çeviriler de yer alacak diyorsunuz, hangi dillerden Lazcaya çeviri yapılacak, öncelikle belirlenen eserler var mı?

Herhangi bir ayrım ya da önceliğimiz söz konusu değil. Dil değil de edebiyat diyelim, daha doğru bir tanım olur. Türk, Gürcü, Rus, İran, Japon, Arap, Amerikan, İngiliz, Svahili, Eskimo edebiyatı fark etmez. Ben ilk sayı için Mayakovski’nin “Şair işçidir” şiirini çevirdim örneğin. Fakat dergi için çevirinin istisna, özgün işler ya da derlemenin, daha çok da özgün ürünün asıl olduğunun da altını çizeyim. Her sayıda bir iki çeviri eser olabilir.

 

Yapacağınız çalışma bir yandan arşiv oluşmasını da sağlayacak, beklentileriniz nedir?

Birincil beklentimiz, gayemiz Lazcanın yaşaması, gelişmesi, sahiplenilmesi için mütevazı da olsa bir tuğla koymak. Bu çabamız uzun ömürlü olabildiği takdirde ortaya muazzam bir arşiv çıkacaktır tabii. Bu arşivin, ileride güçlü bir biçimde yaşamakta olan bir dilin mirası olmasını umut ediyoruz elbet. Ölmüş ya da ölmek üzere olan bir dil için “bir zamanlar birileri de bunları yapmışlar” şeklinde anılmak istemiyoruz. Uncire’nin Lazcayı bu kabustan yazılı edebiyatın güçlü kollarıyla uyandırabilmesini temenni ediyoruz.

Bir de Lazların bir araya geldikçe bölünmesi gibi bir durum var, yapacağınız çalışma bir araya gelmeye hizmet edecek mi?

Birlik sorunu önemli ve kronik bir problem. Kendi adıma bu bölünmelerde bir taraf değil, bitarafım. Bu ayrılıkları da manalı bulmuyorum zaten. Ortada ideolojik bir kopuşma olsa bunu normal karşılarız ama böyle bir şey de yok. Kişisel hırslar, yer yer de kırgınlıklar bu tabloyu yaratıyor. Lazlar zor insanlar, Lazların örgütlü bir biçimde hareket etmesi de güç. Umarız Uncire birliğe hizmet edebilir. Zaten bir avuç olan bir çevrenin, aynı dertle dertlenen insanlarının birbirinden tecrit olmasının mantıklı bir tarafı yok.

(*) Çhanda çkuni/ Davetimiz

İsa nenaz mu itkven Nazimi çkimi/ Doğru söze ne denir Nazım’ım
İsa nenaz miz mu utkun/ Doğru söze ne denir
Çkun;/ Biz
Xirxineri ntsxenepete var moptit/ Kişneyen atlarla gelmedik
Mitiş dobadona var goptit/ Kimsenin vatanında gezmedik
Mitti mitiş getasule var bzonit/ Kimsenin bostanını eşmedik
hak borthit./ biz buradaydık

18.12.19