Oğurinu Şeni Ar Noxmare: Svayoxope Gokturu

Andğanerindğa iri mutxa muşite S.O.S’i na-meçams Lazuri nena, kultura do çinoba; sist’emat’ik’uri ar asimilasyonuri p’olit’ik’aşi tisya ren, Lazuri svayoxope okturuşi problemat’ik’ati ham mosk’ombuşi p’olit’ik’aşi enni ip’t’ineri do becit’i yağmepe muşişi ari ren.

Pilargeti, Noxlamsu, Pi3xala, Amç’ise, Xunari, Sifati, Xocivati, Mek’alisk’irti, 3’arişk’a… Lazepek na-içineman svalepe ren iri…İro devlet’işi k’urumepes ar mutxa vikumt’atşa na-voxmart, do na-u3xu na maeran, şk’unda mendra na ren, gonktureri yoxope nişi na moxmarapaman Lazuri svayoxope… İp’t’i noğapeşi yoxope guktures dort’u; Atina: “Pazar”, Vi3’e: “Fındıklı” doyes dort’u… Megzas op’ut’epeşi yoxopes ort’u, 3’iğareri ar yoxo kuz’ires op’ut’epe şk’unis… Çai-dulya Lazonas amaxt’usis onapeşi yoxopes konat’işes… Mara hamute-ti dulya var açodines dort’u helbet’e, 2007’işi didi k’oşk’aonus vogni ki, mecere şk’uni op’ut’eşi avlapes ti ar yoxo marçiles. Atina’şi Xunari op’ut’eşi “3’aleni çoi”muşis “Câmî Mahallesi”, “Jileni çoi”muşis solendo gvaşines-na “Çiçekören”, “İndras”-ti mondo orijinali yoxo muşişa hişo haşo gvaşines do “İnce Mahallesi” kocodves!..

Saiçi, p’ot’e iduşunit-i, ham jin-na xenpek, şk’uni şilya do şilya 3’aneri svayoxopes ağani Turkuli yoxope mo meçes p’iya? Moto hak’u didi a devlet’is, a svaşi şilya do şilya 3’anaşe doni na-ixmaren yoxomuşi okturu dvaç’irs? Hanis ç’k’va dulya var uğuran-i? Anayasas “Turkoba”şi termi şeni faşizani var do “İri etnik’uri çinobape doloxe-muşis na-şinaxums, dobadona artoba ignapas” na it’unanpe, xalk’işi ist’orialuri ğirobapes moy acağineran do ille iri mutxa Turkuli oyapu do oz’iru goruman?! Do “Ma a Lazi vore vit’ur, haşo ot’k’valu bgorum, çkvadoçkva “minoba” var domaç’irs” -ma viduşunam-na, ham dobadonaşi dobadonari var viyer-i? Vana-ti çkva a k’itxala; oput’e şk’imişi vana noğa şk’imişi yoxo Turkuli var iyaşa, him let’ape dobadonaşi let’a var iyeni p’iya? Metu ucepes p’anda na nat’va3en ham k’it’xalepes helbt’e daha ti k’itxala mak’ateran; mara şk’u aşk’va cuğabepes cevoç’at…

Lazuri Yoxope do Asimilasyonuri Problema

Ar xalk’is, na-sk’udun let’apes ne meçu yoxope; him xalk’işi musik’a, dan3epe, oşk’omalepe, berepeşi obirupe, rituelepe-muşi st’eri, kulturuli kiana muşişi opşa becit’i element’epeşi ari ren. Xe3’alapek, ar dixaşi xalkk’i na oxmars yoxo muşi gukturaman-na, ham hini şeni m3udişi va ren. Ham aggresioni, arti asimilasyonuri noxmarepe şk’ala – xalk’işi nena oğurinu, kultura “oragale” o3’irapute oşiru, hegemonuri xaçka didi o3’irapute xalk’işi nanaşi kultura, him xalk’işi tolis ik’raxi oyapu do çkva… – ok’ont’alute, sist’emat’ik’uri ar p’olit’ik’aşa goikturen do gondinuşi ar silaxist’eri ixmaren. Muç’oti nananenanişi var axmaren-i nena nişi pelaperi do metimoni var az’iran do goiç’ondrinanen, muç’oti hegemonik’uri kulturaşi tudes, tinişişi kulturaşe mendra dosk’udan do induranen, xolo p’apupe nişişe na-dosk’udu svayoxope-ti var axmareni ham yoxope-ti ik’raxi ayanene. Uk’açxe-ti hani gvaç’ondranen do ağani yoxope oxmarus caganen. E do ağnemordale Lazepeşi jenerasyonis na-maz’irenan-ti yekten ham ren. Andğanerindğa iri mutxa muşite S.O.S’i na-meçams Lazuri nena, kultura do çinoba; sist’emat’ik’uri ar asimilasyonuri p’olit’ik’aşi tisya ren, Lazuri svayoxope okturuşi problemat’ik’ati ham mosk’ombuşi p’olit’ik’aşi enni ip’t’ineri do becit’i yağmepe muşişi ari ren.

K’ap’it’alist’uri ek’onomi-p’olit’ik’a do kultura şk’ala na ok’vanebu şoveni/rasist’i (ırkçı) p’olit’ik’apeşi tisya na-ren Lazuri nena, kultura do çinobaşi oçuletinu, himuşi şuri eç’opinu şeni na purçu ğedarepeşi giotinişa k’o3’açuletinu Lazepeşi, tanerepeşi do demok’rat’epeşi enni becit’i vazife ren. Hak na vit’urt mutxa, a xalk’işi iri element’i muşite movaru, himu do himuşi ist’oriuli donosk’udepe do ğirobape muşi xak’iri o3’iramu, mtini p’t’k’vat-na him xalk’işi oğurinu ren. A iduşunit; Xunaris Xunari, Pi3xalas Pi3xala, Jurxincis Jurxinci var maz’it’eran-na hako udidaşi ar k’oçinoburi p’roblema var ren-i? E do, hamuşeni Turkiyes na sk’udun do şk’uniş k’ala ayni problemepe na n3’orums xalk’epeşi berepe şk’ala nodereburot ar k’abğas coç’ala domaç’iran. Ham ğirobape mogondunas, moğuras ya do şk’uninde na-mixires do “şk’u” na-ren svayoxopeşi iade şeni nena gamaviğat. Nena dodvalu xoşi oz’iramu ren, ham cinayet’i xoşi oz’iramu ti na voret mutxa movaru na-ren komişk’uran. Timuşi na moyvaramanpe şeni mu na it’uran Turkuli ar notkvamaşe mişkunan.

Montelepe şk’unik, “xaramzade”-ya do mo elemişinamtan!

ÖLDÜRMEK İÇİN BİR ARAÇ : YER İSİMLERİNİ DEĞİŞTİRME

Pilargeti, Noxlampsu, Pi3xala, Amç’ise, Xunari, Sifat’i, Xocivat’i, Mek’alisk’irt’i, 3’arişk’a … Lazlar için son derece tanıdıkisimler hepsi … Hani devlet kurumlarındaki resmî işlemlerimizde hep bize çok uzak olan değiştirilmiş isimlerini kullanmak zorunda bırakıldığımız Lazca yer isimleri … İlk elden kent isimlerini değiştirmişlerdi; Atina; “Pazar”, Vi3’e; “Fındıklı” oluvermişti meselâ … Sonra sıra köy isimlerine geldi, hepsine “itinayla” (!) birer isim buluverdiler … Çay tarımının Lazona’ya girmesiyle de arazi isimlerimize el attılar … Ama bununla da kalmamışlar tabiî, 2007 genel seçimlerinde öğrenmiş oldum ki,meğer bizim köylerin mahallelerine de birer isim uyduruvermişler … Atina’nın Xunari köyünün “3’aleni Çoyi” (Aşağı Mahalle) mahallesi olmuş “Câmî Mahallesi”, “Jileni Çoyi” (Yukarı Mahalle) nereden akıllarına gelmiş bilinmez “Çiçekören” oluvermiş, “İndra”ya da orijinal isminden hafiften bir çağrışım yapmış olacak ki “İnce Mahalle” deyivermişler !..

Sâhî, hiç düşündünüz mü, bu bizi yönetenler neden bizim binlerce yıllık yer isimlerimize Türkçe yeni isimler vermişler acaba ? Neden koskoca bir devlet, bir yerleşimin binlerce yıldan beri kullanılan ismini değiştirme gereği duyar ki ? Bunların başka işleri güçleri yok mudur ? Anayasadaki “Türklük” anlayışının faşizan değil de, tüm etnik kimlikleri kapsayıcı, vatandaşlık bağı mânâsında anlaşılması gerektiğini iddia edenler neden tarihî değerlerimize saldırma gereği duyarlar ve illâ da her şeyi Türk yapmak ve görmek isterler ? Yani ben bir Laz olarak, kendimi böyle hissedip, hiçbir başka “kimlik” arama
gereği duymadan bu ülkenin vatandaşı olamaz mıyım ? Ya da başka bir soru; köyümün ya da ilçemin ismi Türkçeleştirilmeden o topraklar vatan toprağı olmuyor mu acaba ?.. Sürekli sağır kulaklara çarpan bu soruları çoğaltabiliriz elbette; ama biz artık cevaplara geçelim …

Lazca Yer İsimleri ve Asimilasyon Sorunu

Bir halkın yaşadığı topraklara verdiği isimler, o halkın müziği, dansları, yemekleri, çocuk oyunları, gelenekleri gibi kendi kültür dünyasının çok önemli unsurlarından biridir. Egemenler, bir coğrafyanın hâlâ kullanılan isimlerini değiştiriyorlarsa eğer bu onlar açısından boşuna değildir. Bu saldırı, diğer asimilasyon araçlarıyla -dili yok etmek, kültürü “çağdışı” diye yaftalayıp aşındırmak, halkın kendi kimliğini o halkın gözünde değersizleştirmek …- birleştirilip, sistemli bir politikaya dönüştürülür ve bir yok etme silâhı olarak kullanılır.İnsanlar nasıl ki kendi dillerini kullanamayınca o dili değersiz bulmaya başlayacaklarsa, nasıl ki egemen kültürün etkisi altında kendi kültürlerinden uzaklaşacaklarsa; aynı şekilde atalarından kalan yer isimlerinin kullanılmasında da karşılarına yasaklar çıkınca, bu isimlere karşı da o halkta bir soğuma meydana
gelecektir. Zamanla da bu isimleri unutacaklar ve uydurulmuş yeni isimleri kullanmaya kendilerini alıştıracaklardır. Nitekim bugün Laz halkının genç nesillerinde gördüğümüz tam da budur. Bugün her şeyiyle S.O.S veren Laz dili, kültürü ve kimliği; sistemli bir asimilasyon politikasının kurbanıdır, Lazca yer isimlerinin değiştirilmesi meselesi de bu katliam politikasınınbirincil ve en önemli ayaklarından biridir.

Kapitalist ekonomipolitik ve kültürle birleşen şoven/ırkçı politikaların kurbanı olan Laz halkının dilini, kültürünü ve kimliğini kurtarmak, onu onun canını almak için and içmiş gaddarların giyotininin altından çekip almak Laz halkının ve aydınlarının, demokratlarının en önemli görevlerindendir. Burada bahsettiğimiz, bir halkın her şeyiyle yok sayılması,onun geçmişten bugüne taşıdığı değerlerin hâkir görülmesi, düpedüz o halkın katledilmesidir . Bir düşünün, Xunar’a Xunar; Pi3xala’ya Pi3xala, Jurxinci’ye Jurxinci diyemiyorsak, ortada büyük bir insanî sorun var demektir . İşte bu yüzden bizim Türkiye’de yaşayan ve aynı sıkıntıları yaşayan halkların evlâtları olarak kolektif bir mücadele örmemiz gerekli. Bizi biz yapan değerlerin yitip gitmemesi, bizden çalınan ve tam da “biz” olan değiştirilen yer isimlerinin iadesi için sesimizi yükseltmeliyiz. Susmanın onaylamak olduğu, bu cinayeti onaylamanın da aslını inkâr etmek olduğu aşikâr.Aslını inkâr edenlere de ne dendiğini güzel bir Türk atasözünden biliriz.

Torunlarımızca “haramzâde” olarak anılmamak dileğiyle !..

Skani Nena, kültür dergisi, sayı 3

Batıkent – Ankara