“Nç’arit Gyulişi Genosit’i Tutas Mogalan-şk’ule!”

Şk’u mişk’unan ham hekaye, mbura a ist’oriaşi otva tudepes nena-şk’ideri tisyapeşi o3’uminupemuşen mişk’uran, guroni oxorz’alepe-k berepemuşişi mez’arepe oz’iramus bile raz’i na-3’op’xums bedişen mişk’uran, coç’uşen-doni p’ot’e na var içodasen st’eri na-iz’iren mut’xape mu na renan ç’k’vapeşi gonoşinepeşan mişk’uran. Mimordines oge nanape-k , vort’it mendra, moğordinuşi p’aramit’epeşan, zuğap’icepeşk’unis var momales p’ot’e oropa, ocerate a xeloba, 3’anağanis goxaz’ireri a oxorişi penceremuşi st’eri’rt’u, xvala ma3aderant’u mendraşen.

Ham hekaye ğurerepeşan domagures, ift’irapete xapisxanapes sk’udala na-moçodinams cumalepeşk’unişen domagures, 3’alamimuşişen domagures ham hekaye. Ç’veri a t’amgate nç’areri’n xurapeşk’unis, daçxurite, bumbate, benzinite vigurit.

Muç’o iç’aren mişk’uran ist’oria, a devlet’ik muperepete didgen mişk’uran, mişk’uran iri tevuli mara xolo ti hak’u 3’una do meşiru şuk’ale, mcvepe şeni meçameri oxat’iru ogurapuşen şuk’ale k’oçinoba-k aşk’va iz’ini var meçasere vit’urt; do mişk’unan mtini ti var iyasen adalet’i , mara xolo ti sk’uderi hak’u mutxaşen şk’ule ti, a mit’xape-k, mu ren ham patxoba deine gamayoxanene dei mepşonamt. –İt’us ki, suçi var uğun ham cezaşi, it’us ki k’oçi-s eziet’i var axenen k’art’ik’art’is hak’u m3xade, it’us ki pupulyari var 3’op’xen vijdani hak’u-

Solemuşen p3adat na p3adat a sotxa var domadgeran ham ist’oria, komişk’uran ki t’k’vani jginapape-k, ç’k’vape şeni meğura iyen, a filmiş na-ren enni k’rima k’arak’t’eri oropute cevoç’it’ sk’udalas, t’k’va-na golusumtpe-şk’ala ort’ute ti devami vikumt. Mancelonepe va maoroperan, ç’k’va k’oçepes ez’iet’i na-ikumanpe şeni ti deli va viyert, t’k’va rdala dei na-gaz’irenanpe-k, şk’uni şeni k3apa, tolişen colva do ğedaroba ren.

Xolo ti ç’k’va a kianaşi ezmoceşen na var gok’u3xams lalaxepe voret şk’u do mişk’uran ki adalet’i-dixo dulyapeşi kianari abidemuşis purkiş didimarçape na-torumspe-k, him abideşi tude dosk’udanene a ndğas. Var maşk’urineran na-ç’adit mşk’urinapeşen, k’rima a sk’udala şeni oburbalu mboşi ren, oşi do oşi 3’ana oği gop’k’u3xit’ dort’u hamus, borci va miğunan sk’udalaşk’unis, borcişk’uni, meğuras maxkyumi na-it k’oçepeşa ren, şk’uni ordi mcveşişi tisyapete k’oderi ren, na doga3’oneranşen ti dido voret şk’u.

Şk’u ham hekaye mişk’uran enni mcveşi versiamuşişen-doni, ğureri berepeşi gamak’riyinupeşen, limcis oxoris cari na va ağen k’oçepeşi oncğoreşen, umiteli susapeşi m3’up’is met’oç’eri umance ğurerepeşen, ucis na miğuran p’ot’e na var içoden xirxineri nenaşen, xirxineri nenaşen mişk’unan.

Komişk’unan !

Süreyya Karacabey

golaktalu: İsmail Güney Yılmaz

…………………………………………………………………………………………………………..

orijinal metin;

“Yazın Gül Soykırımını Aya Vardığınızda”

Biz bu hikayeyi gerçekten biliyoruz, kurşuni bir tarihin saçak altlarında susturulan kurbanların inlemelerinden biliyoruz, vakur kadınların çocuklarının mezarına razı kaderlerinden biliyoruz, başlayanın ve hiç bitmeyecek gibi görünenin ne olduğunu başkalarının anılarından biliyoruz. Üvey bir anne büyüttü bizi, aldatıcı masallardan uzaktık, şefkat hiç uğramadı bizim kıyılarımıza, güvenli bir sevinç Noele hazırlanmış bir evin penceresi gibi uzaktan baktığımız bir şeydi.

Biz bu hikayeyi ölülerden öğrendik, sebepsiz suçlamalarla ömrünü zindanlarda geçiren kardeşlerimizden öğrendik, biz bu zulüm hikayesini kaynağından öğrendik. Bedenimize kızgın bir damgayla yazılmıştır, ateşle, bombayla, benzinle öğrendik.

Bir tarih nasıl yazılıyor biliyoruz, bir devlet neyle kurulur biliyoruz, her şeyi biliyoruz ama yine de bu kadar acıdan ve kıyımdan sonra, geçmiş için dilenen özürlerden sonra insanlık diyoruz bu kadarına da izin veremez artık; adaletin gerçekten kurulamayacağını biliyoruz , yine de bu kadar tecrübeden sonra birileri ne bu saçmalık diye bağırır sanıyoruz. -Der ki, bu cezanın suçu yok, der ki insan bu kadar açık zulmetmez birbirine, en azından görünürde, der ki vicdan yaralanmaz ki bu kadar-

Neresinden tutsak elimizde kalıyor bu tarih bizim, sizin zaferlerinizin birilerinin yıkımı olduğunu biliyoruz, bir filmde en zavallı karakteri tutmakla başlamıştık hayata, sizin umursamadıklarınızı severek sürdürüyoruz. Güçlüleri sevmiyoruz, başkalarına acı çektirenlerin ışıltısı kamaştırmıyor gözlerimizi, sizin bir yükseliş gördüğünüz yerlerde biz çürüme, değer kaybı ve vahşet görüyoruz.

Başka bir dünyadan ümidini kesmemiş budalalar olarak haksızlığın evrensel anıtına çelenk taşıyanların bir gün mutlaka o anıtın altında kalacağını biliyoruz. Ortaya saçtığınız korku korkutmuyor bizi, sefil bir hayatın eteğine tutunmanın anlamsızlığına uyanalı yüzyıllar oldu, biz kendi hayatımıza borçlu değiliz çünkü, borcumuz bütün haksızlığa uğramış olanlara, bizim ordumuz geçmişin kurbanlarından oluşuyor, kalabalığız sandığınızdan da fazla.

Biz bu hikayeyi en eski versiyonundan beri biliyoruz, ölü çocukların çığlıklarından, akşamları evine ekmek götüremeyen adamların utancından, ıssız sokakların diplerine atılmış sahipsiz ölülerden, kulağımızdaki hiç dinmeyen uğultudan, uğultudan biliyoruz.

Biz biliyoruz!

golaktaluşi ndğa: 12.12.2011