Mp’ilapete va do Ğezep’i İsarepete 3’ameri K’oçi

Ancak, ölüme karşı direnen kadim dilimizin, keskin ve tereddütsüz bir direniş ruhuyla donatılıp korunması gerektiği kesin… Lazca, o direniş ruhundan bir nefesi de bu şiir çevirisinden alır belki…

“Vedat’i,Taylani,Bat’ali,Memet’i,Nejmi…
Gektala şeni ğures…”
Vigzart pait’axt’işi susapes,
Enni oği ulun gektalaş-şeit’i.
Arağorda vit’urt’ ham marşi,a k’oçik va it’us.
A mabirak ti sk’udun him marşis.
Uşk’un ki ğuramuşi on xolosis.
Marşişi şeit’epe-list’es,namusiş-list’es.
Nç’arums yoxomuşi,uneneli do gemzuli.
Do komoxt’u siramuşi,na-ç’eşums him ask’eişi.
Mara sira haşo moxt’aset’u i?
Aduşunu dort’u muperepe…
İ3′amaset’u gurişen,k’oçeburi
“Sk’udas THKP”-ia t’k’vasert’u.
Hamus xolosi’r’t’u
Mara nesip’i var ayu bedi-goç’veris.
Var iyu,var iyu…
Gzamşinemuşi 3′ames him on deine.
Rosp’işi mp’ila
Antei do z’ik’vamuşi ç’irderi bri3′eri naşk’u do
Gurimuşis va nat’u.
Do 3′amaset’u timuşi.
Mara bedi-goç’veri k’oçi,
Gvaç’ondru tetiğis obaz’gu.
Do idardalu livori,mp’ila idu ç’k’va sot’xas.
Mak’vazale ort’u do goç’ondramt’u iri mut’xa,ham o ceza’n himuşi.
Oligarşişi xast’axana do xapisxana…
İri tevuli lebiyari perepe…
Lat’ana poxo Gonzalesi
Do meşuyi k’ement’i k’o3′oberi abci Şefkat Kakomço.
İp’t’i oportunist’epek dok’anes isarepe,
“Mak’ort’ale,k’arierist’i,pasifist’i” dei.
Oligarşişi k’az’et’ape dok’anes dort’u uk’ai,
“Teslimi diyu” dei.
Ok’iyilu k’oçi st’eri do xolo teslimi diyu t’k’ves,var isinapu.
İşk’ences eç’op’es ak’adaşimuşişen gverdi gverdi lak’idepe,doyes himute a ifade.
Do ixap’aru dei ambai meçu lat’ana poxo Gonzalesi’k.
Bedimuşi on ham k’oçişi dulyape hast’eri.
Ham k’oçi mp’ilapete va do ğez’ep’i isarepete 3′ameri.
Ognes dort’u,
Muşen aşk’urnen duşmanik ti uşk’urt’u aşk’va.
Uşk’urt’u ki duşmanik,
İşk’enceşen,mp’ilaşen ti va do,
Ğurz’ulyari isarepeşen şk’urdemt’u ham k’oçi.
Guri mo cegat’as şk’imi pallik’ari,gogaşinasere ust’aşi lak’ide:
“Duşmanik şk’uni-şk’ala nak’u mez’moneri ona-na,şk’u hik’u mtini gzas voret.”-ia.
Mogalas si iri isarepe cuma.
Magektalepek mu utole oran mu ti metu.
Komişk’un ham isarepeşan ga3′unen şuri.
Mu it’us ust’ak, 3a:
“Gektalaşi şeit’i xvala mp’ilate var iyen,mo gogoç’ondras,
Şefkat Kakamço’şi k’ement’ite ti şeit’i diyen k’oçi.”-ia.

…………………………………………………………………………………….
orijinal metin:

Bu Adam Kurşunların Değil Kahredici Okların Hedefi

“Vedat, Taylan, Battal, Mehmet, Necmi…
Devrim için öldüler…”
Yürüyoruz başkentin sokaklarında,
Önde gidiyor devrim şehidi.
Hep beraber söylüyoruz bu marşı, tek bir adam söylemiyor.
O marşta yaşıyor, marşı söyleyenlerden birisi,
Kendi sırasının yakın olduğunu bilen birisi.
Marştaki şehitler listesine, şeref listesine
Kendi adını sokuyor, sessiz ve mahçupça.
Ve sırası geldi, sırasını bekleyen o neferin.
Ama öyle mi gelecekti sırası?
Oysa neler kurmuştu neler…
Erkekçe vurulacaktı kalbinden
“Yaşasın THKP” olacaktı son sözü.
Bu fırsat geçti eline
Ama kahpe kader o kadarını bile çok gördü.
Olmadı olmadı…
O diye yoldaşını delik deşik ettiler.
Kahpenin kurşunu
Ceketini, pantolonunu delik deşik etti
Ama kalbini delemedi.
Ve o kendisini vurdu.
Talih ne gezer bu adamda,
Tetiğini kaldırmayı unuttu, unutmaz olasıca.
Tabancası sarsıldı, kurşun hedefinin altına girdi.
O cezasını çekiyordu, ezeli derdi unutkanlığının ve solaklığının.
Oligarşinin hastahanesi, mapushanesi…
Karanın siyahın her tonu…
Paspal kurbağa Ganzales
Ve ünlü kement atıcı şefkat Kakomço.
Oportünizm atmıştı oklarını yakalanmadan önce,
“Bölücü, kariyerist, pasifist” diye.
Oligarşinin gazeteleri atmıştı oklarını yakalanmadan önce,
“Teslim oldu” diye.
Vuruştu, yine teslim oldu denildi, konuşmadı.
İşkence altındaki arkadaşının bölük pörçük ifadelerini topladılar, tek bir ifade yaptılar.
Ve konuştu diye ilan etti paspal kurbağa Gonzales.
Bu adamın kaderi bu.
Bu adam kurşunların değil kahredici okların hedefi.
Açık vermişti bir kere
Neden korktuğunu hissettirmişti düşmana.
Anlamıştı düşman,
Bu adam işkenceden, kurşundan değil,
Zehirli oktan korkar.
Üzülme aslanım, hatırla bak, ne diyor usta:
“Düşman bize ne kadar çok ok atarsa, biz o kadar doğru yoldayız.”
Varsın bütün oklar üstüne yağsın.
Devrimcilerin gözleri kör kulağı sağır değil.
Biliyorum seni bu oklar yaralıyor.
Bak ne diyor usta:
“Unutma ki devrim şehidi sadece kurşunla olmaz,
Şefkat Kakamço’nun kementleri de şehit eder adamı.”

Türkiye halklarının devrimci önderlerinden Mahir Çayan’ı, uğruna ömrünü verdiği halkların bir parçası Lazların dilinde kendi şiiriyle selâmlamak istedim. Devrimcileri ve devrimci önderleri anmak için, yıldönümü beklenmez elbet.

Egolarını dönüştürerek onun yerine tarifi mümkün olmayan, karşılığı ancak ve ancak eski çağların mitolojik kahramanlarının destanlarında bulunabilecek bir vatan, halk, devrim ve komünizm sevgisini koyan sembol kişiliklerin bana göre en başında gelendir Mahir Çayan. Onun, yoldaşlarına karşı sevgisini, kaybettiklerine karşı beslediği hüzün ve kaybedenlere karşı biriktirdiği kinini, devrime olan inancını özetleyen bu şiirinin Lazcaya çevrilmesi belki pek çoklarına gereksiz gelebilir. Ancak, ölüme karşı direnen kadim dilimizin, keskin ve tereddütsüz bir direniş ruhuyla donatılıp korunması gerektiği kesin… Lazca, o direniş ruhundan bir nefesi de bu şiir çevirisinden alır belki…

Kurtuluşa Kadar Savaş! | Moşlet’inoba-şak’is cengi !

*Mahir Çayan

Lazuri’s golaktalu | Lazcaya çeviren: İsmail Güney Yılmaz –

KronikMuhalif.Com-  30.10.2011/Ankara