Lazcadaki Yabancı Kelimeler için Sözlükçe

Bu çalışma, evvelâ “amatör” bir çaba olarak görülmeli ve Lazcadaki tüm yabancı kelimeleri kapsadığı iddiasını taşıdığı düşünülmemelidir.Ancak çalışmada, Laz dilinde yoğun olarak kullanılan yabancı dilden ödünçlenmiş kelimeler elden geldiğince gösterilmeye ve bu kelimelerin etimolojisi derinlemesine sunulmaya çalışıldı.

Lazuris na-uk’at’un Xark’i Lak’idepe şeni Z’it’apuna

ლაზურის  უცხოური სიტყვები მოკლე ლექსიკონი

hazırlayan/maxazire:  İsmail Güney Yılmaz/ Mart-Ağustos 2012  (Mart’i-Mariaşina 2012)

açıklama: Bu çalışma, evvelâ “amatör” bir çaba olarak görülmeli ve Lazcadaki tüm yabancı kelimeleri kapsadığı iddiasını taşıdığı düşünülmemelidir.Ancak çalışmada, Laz dilinde yoğun olarak kullanılan yabancı dilden ödünçlenmiş kelimeler elden geldiğince gösterilmeye ve   bu kelimelerin etimolojisi derinlemesine sunulmaya çalışıldı. Burada Türkçe (ve Arapça/Farsça) kelimelerle ilgili bir not düşmeliyim; Arabî ve Farisî sözcüklerin çoğu,Türkçeden alınmış olarak gösterildi, ondan sonra bunların ayrıntılı etimolojsine inildi.Bu tercih de söz konusu kelimelerin Lazcaya Türkçe üzerinden geçmiş olmasından kaynaklandı.Ancak doğrudan Farsça ve Arapçadan geçmiş olduğu anlaşılabilen kelimelerde Türkçe aracılığına gönderme yapılmadı.Sözlükçede alfabetik sıra da pek gözetilemedi. Kaynakça yazının sonunda gösterilmiştir.

kısaltma ve işaretler: 

Tür: Türkçe

 Ar: Arapça

 Far: Farsça

Yun: Yunanca (bazı kelimelerde Pontos Rum. ayrımı yapıldı)

Lat: Latince (Latince kelimelerin hiçbiri muhtemelen doğrudan geçmemiştir. Cenevizliler etkisiyle İtalyanca ve diğer dillerden transferlerdir)

Rus:  Rusça

Erm:  Ermenice

İbr: İbranîce

Aram: Aramîce

Fr: Fransızca

İng: İngilizce

İta: İtalyanca

Gürc.:  Gürcüce

Moğ.: Moğolca

Osm.: Osmanlıca

< kelimenin transfer edildiği dil.

a.a. : aynı anlamda

= Gürc.akraba dil Gürcüce’deki karşılığı

= Megr. akraba dil Megrelce’deki karşılığı.

/ : diğer telaffuz, ya da

                                                                                                                                                                       -Sözlükçe/Zit’apuna/ ლექსიკონი

abci: avcı. <Tür. avcı (a.a.).av+cı. Eski Türkçe ab (av),erken dönem alıntı ihtimali pek mümkün değil,keza “ab” şekli Türkçe’de kullanılırken,Lazlar ve Türklerin bir kontaktı yoktu. Bunun yerine v/b evrimi düşünülmeli,ki bu evrim Lazca’da olağandır. = Gürc. monadire მონადირე.mo-nadir(i)-e,nadiri: av, mo – e (meslek yapan ön ek ve son ek).Aynı etimolojiyle Lazca şöyle olur; maabe. ma-ab(i)-e

abdezi/abdesi : abdest. < Tür. abdest. < Far. âbdast / âb-i dest. آبدست/آب دست. (el ve su).Aynı etimolojiyle Lazca; xe3′(k’)ari,xe (el) + 3′(k’)ari (su).

ağabeyi:  abi. < Tür. ağabey (a.a). ağa+bey. ağa < aka (a.a./Moğ.) (?),bey < baga (Fars. bey,prens) (?).

bula:  abla. < Tür. abla (a.a.). < Tür. çocuk dili; ebe (anne ya da saygın kadın).= Gürc. uprosi da უპროსი და. uprosi (büyük) + da (kız kardeş).Aynı etimolojiyle Lazca; dadidi> dadi / da (kız kardeş) + didi (büyük). Ama teyze/hala anlamında kullanılır.

abone: < Tür. (a.a.) < Fr. abonné (a.a.) .< Fr. à (bir şeye) + Fr bon (senet)

acaip’i : acayip. <Tür. (a.a.). <Ar. min al-ˁacāˀib من العجائب (tuhaf şeylerden) < Ar ˁacāˀib عجائب [çoğ.] tuhaf şeyler< Ar  عجيبة acibâ( tuhaf şey)

acemi: < Tür.  (a.a.). < Ar. ˁacamī عجمى. < Ar. ˁacam عجم (İranlı,Arapça bilmeyen,yeni Müslüman).

ajuri: < Tür. acur (a.a.) ya da <Yun. angoúri ανγωορι( hıyar). Türkçe kelimenin etimolojisi,  Ar. ˁaccūr عجّور  (hıyar ya da yeşil kavun)   < Ar. ˁacara عجر (çirkin bir biçimde burdu)

ank’e / anç’e : kerkenez. < Erm. angğ անգղ (akbaba).= Gürc. svavi სვავი

alima: iç yağı. < Yun. άλειμμα áleimma. Lazca’daki bir diğer karşılık; p’at’ila.

animse: yeğen. < Yun. ἀνεψιός anepsiós. = Gürc. dzmists’uli ძმისწული,disshvili დისშვილი < dzmis +ts’uli] ძმისწული (dayının kızı), dzmis + shvili ძმის შვილი (dayının oğlu). Aynı etimolojiyle Lazca şöyle olurdu; daişbozo/daişbiç’i ya da cumadibozo/cumadibiç’i. cumadi+bozo/biç’i

aci: aç. < Tür. (a.a.).Lazca; ucareli = u (olumsuzluk ön eki)+ car(i) (yemek)+(e)li

adet’i:  âdet. <Tür. (a.a.) < Ar. âdad عدد (mütemadiyen tekrar eden).

aferum(i):  âferin. < Tür. (a.a.) < Far. āfirin آفرن övgü, kutsama, alkış

axiret’i : âhiret. < Tür. (a.a.) < Ar. āχira  آخرة (sonraki) > yine Lazca’da “son” anlamında “axiri” de bu kökten.

axiri: ahır. < Tür. (a.a.) ya da Far. āχʷar آخور hayvan besleme yeri, yemlik. Hangi dilden alındığı açık değil. Farsça kelimenin etimolojisi; OrtaFar. χʷartan (yemek)  < xor (ye). = Gürc. boseli,ბოსელი,gomuri გომური,sajinibo საჯინიბო

mandre : ahır. < Yun./EskiYun. mándra μάνδρα (ağıl, küçük baş hayvanların kapatıldığı yer)

exlak’i : ahlâk. < Tür. (a.a.) < Ar. aχlāḳ أخلاق [çoğ.] yaradılış, huylar < Ar. χulḳ خلق [#χlḳ] yaradılış

ocaxi:  aile < Tür. ocak (evde ateş yakılan yer) <  ETü ōt (ateş) + çak (yapım eki). = Gürc. ocakhi ოჯახი,ocakhoba ოჯახობა,sakhloba სახლობა,calabi ჯალაბი.

ajansi:  radyo yayını. < Tür. (a.a) ya da haber kurumu,medya organı. < agence vekâlet, vekillik kurumu, aracı kuruluş < Lat. agendus yapılacak < Lat agere, act- yapmak, eylemek

azyatsk’i/ az’a3’k’i/az’anz’gi: dize kadar uzanan horoncu çizmesi.< Rus. аэиатские aziatskie (Asya’ya özgü olanlar)

ak’rep’i : akrep  < Tür. (a.a.) < Ar. ˁaḳrab عقرب (a.a.) = Gürc. morieli მორიელი

axçami/ axşami : akşam. < İranî  χşām akşam, akşam yemeği.Lazca;limci,lumci.=Gürc. sağamo საღამო

adresi:  adres. < Tür. (a.a) < Fr. adresse  < Fr. adresser birine veya bir şeye yönelmek, yöneltmek, hitap etmek <OrtaLat. addirectare (a.a.) < Lat ad+directus yönelen

ağnose: akılsız.< EskiYun. an (olumsuzluk ön eki) + gnōstikós γνωστικός (bilen).Lazca diğer şekil; unose.

Alla/ Allaxi:  Allah. < Tür. (a.a.) < Ar. allāh الله < Ar al-(i)lāh الله tanrı

allayise : Allah aşkına. < ? Tür. Allah+ise

amani:  aman < Tür. (a.a.) < Ar amân أمان (güvenlik)

emice:  amca < Tür. emmi (a.a.) < ? Ar. ˁammī عمّى amcam. -ce eklemesinin sebebi muğlak.= Gürc.  bidza ბიძა. Kelimenin kullanılan Lazca şekli; cumadi, cuma (erkek kardeş) + di(di) (büyük).Aynı formülü Gürcüce kullansa; dzmadidi.=Megr. cimadi

ameliyat’i:  ameliyat. < Tür. (a.a.) < Ar ˁamaliyyāt عمليّات [çoğ.] işlemler

amin(i) : âmin. < Tür. (a.a.) < Ar. âmîn آمين duayı bitirme sözü < İbr./Aramîce āmēn אָמֵן doğru, güvenilir, “öyledir” (dua sözü) < İbr./Aramîce #Amn אמן güvenilir, doğru

ampuli: ampul. < Tür. (a.a.) < Fr. ampoule (a.a.) < Fr. ampoule şişecik

a’ne: anne. < Tür. (a.a.) < Tür. çocuk dili na-na (a.a.) .”anne” formu XX. yy.’dan önce Türkçe’de kullanılmamış olduğuna göre bu kelime yeni bir alış veriş olmalı.Kelimenin asıl Lazca karşılığı ise “nana”. “Anne” kelimesi hemen hemen tüm dillerde çocuk dillerinden kaynaklandığı için,sözcüğün alakâsız dillerde benzeşmesi doğaldır.=Gürc. deda დედა.= Megr. nana.İng. mother (mum/mom),İta. madre (mamma).İsveççe moder (mamma),Çeçeçnce nana,Adigece nan …

araba: < Tür. (a.a.) < Nişanyan İranî iskit dilinden geldiğini söylüyor; rraha (at arabası )

orena: meydan < Lat. arena/harena (kumluk,kumsal ya da stadyumun dövüş ve müsabaka yapılan kumluk alanı)

ak’adaşi: arkadaş < Tür. (a.a.) arka+daş (Nişanyan,XIX. YY.’da “yakdaş” kelimesinin yerini aldığını söylüyor, yalnız Kıpçakça’da “arka vermek” deyiminin olduğunu da belirtiyor).Lazca; manebra, manebe.

ask’eri: asker < Tür. (a.a.) < Ar ˁaskar عسكر (ordu).= Gürc. mkhedari მხედარი

salt’at’i: Rus askeri. < Rus. солдат soldat (a.a.)

megabre/mek’abre: arkadaş. < Gürc. megobari მეგობარი

aşuği: şaşkın. <Tür. âşık (seven) < Ar. āşiḳ عاشق (Tr. ile a.a.)

k’ale: ayol < Yun. kale καλε (a.a. ve her ikisinde de kadınlara hitâp)

eba: baba. < ? Tür. baba. Lazca e (ünleme,hey) + ba(ba) şeklinden gelir ve bu evrim Laz dilinde yaygındır; exa ( Hatice/e Xat’ice),ena (anne / e nana),emu (Mustafa /e Mustafa) … Kelimenin alıntı kısmında soru işareti kullanılmasının sebebi,tüm dillerde çocuk dilinden kaynaklanan “baba” kelimesinin alıntı olup olmayacağının açık olmamasıdır, ama akraba dillerdeki şekiller dikkate alınmalı; =Gürc. mami, Megr. muma. Diğer diller; Fa baba/babū < OFa, Sans baba (baba, muhterem kişi, derviş), Çin baba, Yun papá, Fr papa, Hintçe baba, Rus. papa,Kürt. bavê …

bak’k’ali: bakkal. < Tür. (a.a.) < Ar. baḳḳāl بقّال (manav)< Ar baḳl بقل sebze

obarişu: barışmak. < Tür. barış- (a.a.). o+a mastar yapan ön ek ve son ek.

beçayi: bekâr. < Tür (a.a.) < Ar bakāra  بكارة genç kızlık yahut yine Farsça bê (negatiflik bildiren ön ek)+kar (iş)=işsiz.

mbeli: bel < Tür. (a.a.).Lazca; şk’a.=Gürc. tzeli წელი,=Megr. şka.

k’arauli: bekçi < Rus. karavul (a.a..)< bir Türk dilinden  < Moğ karagul gözcü, nöbetçi < Moğ kara- bakmak, gözlemek +AgUl. r.Aleksiva:”…kelime Lazcanın bazı ağızlarına Rusça üzerinden girmiştir: Rusça караул karaul “silahlı koruma”. Kıpçakçadan direkt Lazcaya girmesi hem dönem hem de fonolojik olarak imkansızdır. Ayırca kelime bildiğim kadarıyla sadece Gürcistan Lazlarında bilinip kulanılıyor, oradaki Lazların rusçayı devlet, siyaset, ekonomi vs. dili olarak kullanmalarından ötürü.”

beki/beçi : belki.< Tür. (a.a.) <Fa. bal ki بل كه hatta.=Gürc. ik’neba იქნება,ayrıca Arapça’dan ödünç albat ალბათ

belli: belli. < Tür. (a.a.) < EskiTür. belgü [Orhun, Uygur, Kaşgarlı] alamet, işaret, emare +lIg <” Proto”Tür be- işaretlemek, damgalamak

berduşi: berduş. < Tür. (a.a.) < Far χāna bardūş خانه بر دوش “evi omuzunda”, evsiz barksız kimse

bet’i: çirkin, Ardeşen’de büyük. < Tür. bed (kötü)< Far. bad بد (kötü)

(n)bezi: bez < Tür. (a.a.) < Ar bazz (kumaş)

p’ip’eri/p’ep’eri: biber. < Yun. pipéri πιπέρι (a.a.)/ EskiYun. péperi πέπερι (a.a.) <  Sanskritçe pippalī (meyvecik ya da  karabiber bitkisi ve meyvesi).=Gürc. pilpili პილპილი

bilezuği: bilezik. < Tür. (a.a.)  <? EskiTür bilek +sUk bileşimi üzerinde duruyor Nişanyan.

filisp’it’i:  bisiklet. < Fra. velosiped (a.a.)< Lat. velox (hız)= datif biçimi veloci + Lat. pedo (ayak)

bolşevik’i : komünist. < Rus. Rus bol’şevik большевик (çoğunlukçu), RSDİP’in maksimum devrimci programı savunan hizbi (1903) < Rus bol’şiy daha büyük, en büyük, azami < Rus bol’şoy büyük~ EskiSlav bolişi

bumba: bomba. < Tür. (a.a.) <  İt bomba patlayıcı düzenek < Lat bombus boğuk ses, uğultu

(m)boyi: boy. < Tür. (a.a.)

(m)boya: boya < Tür. (a.a.) boya- .=Gürc. sağebavi საღებავი.Kelimenin Lazca’daki asıl karşılığı ;ğap’i.

buz’i : meme. <  EskiYun. βυζί buzi (a.a.) .=Megr. dzudzu. =Gürc. : dzudzu ძუძუ

p’uç’uri: küçük,minik olan şey. <? Tür. bücür (çok kısa boylu) < ?/ ? < Erm. bdik բդիք (küçük, kısa).Aleksiva: “p’uç’uri’nin bücürle ilgisi olmakla birlikte bunun Erm. bdik kelimesine bağlanması hatalı

anteri: ceket,gömlek ya da kadınların gömleklerinin üzerine giydiği yırtmaçlı giysi. < Tür. entâri (kaftana benzer erkek giysisi) < ? / Türkçe’den mi Arapça’ya,Arapça’dan mı Türkçe’ye geçti bilinmiyor,kök anlamı çözülemiyor.

caz’i: cadı < Tür. cadı ya da Fa.  cādū جادو .Türkçe’ye Farsça’dan geçmiştir.

(n)caği: şiş. < Erm. çał > caġ ջաղ demirden yapılmış şiş.

(n)cami: cam. <tür. (a.a.) Fa/OrtaFa câm جام (bardak)

(n)came: câmî < Tür. (a.a.) <  Ar. (mascīdu’l-)cāmiˁ مسجيد ال)جامع) cuma mescidi, cuma namazı kılınan mescit < Ar. cāmiˁ جامع (toplayan, bir araya getiren) < Ar. camaˁa جمع topladı

ceenemi: cehennem < Tür. (a.a.) < Ar. cahannam جهنّم (a.a.)  < İbr. hinnōm הנם/הנום .=Gürc. (gözyaşı, ağıt).kvesk’neli ქვესკნელი,cocoxeti ჯოჯოხეთი

cernet’i: cennet. < Tür. (a.a.) < Ar. canna (a.a.) < Aram. gnn גננ (koruma, kapatma, etrafını çevirme ).=Gürc.zetsa ზეცა, edemi ედემი

(n)cebi: cep < Tür. (a.a.) <  Ar. cayb جيب (oyuk)

coğap’i: cevap. <Tür. (a.a.) < Ar. cawāb جواب (a.a.).=Gürc. p’asuxi პასუხი,gamotsnoba გამოცნობა

cez’a: cezâ. < Tür. (a.a.) <  Ar. cazāˀ جزاء (ödedi)

ciğeri: ciğer. < Tür. (a.a.) < Far. cigar/cīgar جگر/جيگر karaciğer << OrtaFa. yakar/cagar (a.a.).Lazca; akciğer (pijvi,purpu), karaciğer (çxonçxi)

çamaşuri: çamaşır < Tür. (a.a.) < Far. cāmaşūr جامشور (giysi yıkayan) Far. cāma جامه (giysi )+ Far. şūy/şūr شوى/شور (yıkayan)

semiçka/simişka : ay çekirdeği.< Rus. семечко semetska (çekirdek).=Gürc. k’urk’a კურკა

ç’ap’ra: yamuk, özellikle insan suratındaki sakatlık anlamında. < Tür. çapraz (zıt yönlerde/n) <Far.  çaprāst چپ راست “sol-sağ”

dulya: iş < Yun. δουλειά douleiá (a.a.) = ma-duly-e (li) (işçi).=Gürc. sak’me საქმე

(ğ)nosi: akıl. < Yun. γνῶσις gnosis (a.a.) < γνῶ gno (bilmek).=Gürc. ve =Megr. ç’k’ua ჭკუა

ramk’a : bal mumunun çerçevesi. < Rus. рамка (çerçeve)

çkar: hiç . < Erm. չկար çkar (yoktur. Aynı kökten çkari (sıfır).Lazca; muti (hiçbir şey) mu (ne)+ ti (de,da).=Gürc. arap’eri არაფერი

p’arask’e: cuma günü. < Yun. παρασκευη paraskeui (a.a.)Lazca’daki asıl karşılığı umk’iseri. umk’i (kısa) + seri (gece) ya da obişxa (yağmurlu gün). =Megr. obiçxa= Gür. პარასკევი p’arask’evi

sabat’oni:  cumartesi < Yun. σαββατo sabbato (a.a.) <  Aram. şabbtā/şabbeh  שבה  ,שבתא  (a.a. ya da hafta) < İbrani. şabbāt שבת  (a.a./ dinlenme günü) < İbrani. şbt שבת (ara verme, dinlenme). Musevi inancına göre tanrı Yehova dünyayı altı günde yarattı ve cumartesi günü dinlendi. Lazca’daki diğer karşılığı şuriçxa (can günü/?).=Gürc. შაბათი şabati.

ç’ak’uci: çekiç. < Tür. çekiç (a.a) < EskiTür. çak- +Iç. Lazca diğer karşılık;sk’ep’ali,languri.=Gürc. ç’ak’uç’i ჩაქუჩი, uro ურო

çenge: çene <Tür. çene (a.a.) < Far. çāna چانه (a.a). “çenge” Türkçe’den erken dönem ödünçlemelerindendir = çeŋe.=Gürc. nik’api ნიკაპი,Megr. nık’ı.Kelimenin asıl Lazca karşılığı nuk’u.

Ç’uruğayi: Temmuz . < Tür. çürük + ay.=Gürc. ivlisi ივლისი, mkat’at’ve მკათათვე. Lazca’daki asıl karşılık; k3ala = o-k3-u (çürümek)

çerez/kerez/keres: kiraz < Yun.  Yun kerási κεράσι (a.a). /  Çerezayi (Haziran) = çerez + ay. Haziran ayının Lazca’daki asıl karşılığı mbulora, mbul(i) (kiraz) + ora (zaman).=Gürc. ivnisi ივნისი,tibatve თიბათვე

ç’ivt’i: çift. < Tür. (a.a.) < Far. cuft جفت (a.a.)

ç’ik’elet’a: çikolata < Tür. (a.a) <  İt cioccolata (kakao yağı ve şekerle imal edilen yiyecek maddesi )<  İsp chocolate (a.a).< Nahuaca xocolatl (kakaodan elde edilen baharatlı içecek) <  Nahuaca xocolli (acı) + Nahuaca (su)

ora: zaman < Yun. ὥρα ora (a.a.). =Gürc. ve Megr. დრო dro.dro,Lazca’da mevsim.

mark’at’i/mak’at’i: yoğurt mayası.  < Erm. մակարդ makard (a.a.).=Gürc. sap’uari საფუარი

mangali: orak  <Erm.  մանգաղ mangağ (a.a.).=Gürc. namgali ნამგალი,satibi სათიბი. Lazca’da orak kelimesinin “drep’ani” formu da vardır,onun etimolojisi;< Yun. drapáni δραπάνι (ekin biçme aracı )<< EskiYun. drépanon δρέπανον (a.a.)< EskiYun. drepō δρεπω (ekin vb. biçmek  )

(n)ça(y)i: çay. < Tür. çay (a.a.) < ? Far: çāy (a.a.) < Çin. ça'(huâ).=Gürc. ve Megr.  ჩაი çai

t’avarcuği: çanta < Tür. tağarcuk (dağarcık/ çuval). Erken dönem alıntılardandır.

dek’ik’e:  dakika. <Tür. (a.a.) < Ar daḳīḳa  دقيقة  (a.a.) < daḳḳa دقّ (ufaladı, inceltti ).Lazca’da “minut’i” formu da mevcut,onun etimolojisi; <Lat. minuti (a.a.)[minutum Latince’de daha yaygın kullanımdı).=Gürc. tzuti წუთი

dayi: dayı < Tür. (a.a.)

volina,molina: serbest. < Rus. вольный vol’nıy (a.a.)

vira: mec. her zaman. < İta vira (çevir)

termaşi: ölünün ardında bıraktıkları. < Erm. թերմաշ termaş; (zavallı)

k’at’u: kedi. < ? Erm. կատու katu (a.a.), Hemşince’de gadu. Ancak kelimelerin benzer olması Lazca kelimenin Ermenice’den alındığı anlamına gelmez, kezâ kedi kelimesi dünyanın pek çok dilinde ilginç bir şekilde benzerlik gösterir. =Gürc. k’at’a კატა,Megr. k’at’u.

k’art’ofi/k’art’op’ili/k’art’op’i : patates < ? Rus. картофель kartofel (a.a.)< Alm. kartoffel (a.a.).Asıl Lazca karşılık; dixamak’vali = dixa (yer)+mak’vali (yumurta),dixaqoqore (yer kabağı).Bir diğer kullanım; patatisi <Yun. patátes πατάτες [çoğul] < Yun. patáta πατάτα (kökleri yenen bir bitki) ~ İsp. patata (tatlı patates, ipomea batatas) ~ Taino dili batata (a.a.) .= Gürc. kartop’ili კარტოფილი. (Lazca kelimenin Gürcüce’den alınmış olma ihtimali yüksek gibi).Hemşince, k’art’op’i ,Pontos Rumcası,kartopala

Ap’rili: Nisan <Lat.  Aprilis (a.a.) <  aperire (açmak).=Gürc. aprili აპრილი

xeç’ep’a: fındık,yumurta,ceviz vs. kabuğu. < Erm. խեճեպ xeçep  (kabuk)

xovi: nefes. < ? Erm. hov (rüzgâr)  հօւ.Nefesin Lazca’daki diğer karşılıkları; şvaci,şuri (can).=Gürc.  სული suli,=Megr. şuri

k’anova: yol kenarındaki su yolu. < Rus. kanava  канава (su yolu)

k’ot’ula:ense. < Yun.  ?.=Gürc. kep’a კეფა

xoroni: horon. < Yun. χoró χορό (birlikte,koro)

lazut’i: mısır. < ? Tür. laz + otu ya da <? Yun. laχéno λαχαίνω kazmak, toprağı sürmek. Aleksiva,”mais” isminden gelebileceğini söylüyor ki daha mantıklıdır.Mısır kelimesinin Lazca’daki diğer karşılıkları mjiri,k’ombala=Gürc. simindi სიმინდი,=Megr. laz’ut’i,laizt’i.

troni: iskemle < Yun. θρόνος thrónos (a.a.).Lazca’daki diğer karşılığık’uli,orz’o.=Gürc. sk’ami სკამი

ela:gel < Yun. έλα éla (haydi).Lazca “gel”; moxt’i. =Megr. mordi,=Gürc. modi შოდი


yema:
öğle <Yun.  γεῦμα yeuma (a.a.).Lazca’daki diğer karşılık ondğe. =Gürc. şuadğe შუადღე,=Megr. ondğe.

oduşunu: düşünmek < Tür. düşün -.Lazca öteki karşılıklar omsiminu,omsiponu,onazmu,osimadu,oz’monu,ofiçiru. Sonuncusu Arapça Ar. fikr فكر kelimesinden.=Gürc.gadap’ik’reba გადაფიქრება, fikr kelimesinden ya da bç’oba ბჭობა

t’iğani/t’ağani: tava. <Yun. τηγάνι tiğani (a.a.).=Gürc. t’ap’a ტაფა

oçalişu: çalışmak. <Tür. çalış-.Lazca’daki diğer karşılıklar; o3adebu,xanda.=Megr. xanda,=Gürc. tsda ცდა,gamomuşaveba გამომუშავება

(n)coçi: göç. <Tür. (a.a.)

t’rağoda: şarkı. < EskiYun. tragoidía τραγοιδία (a.a.) < EskiYun trágos τράγος keçi + EskiYun oidía οιδία şarkı söyleme. “Eski Atina’da (Mö 5. yy) trajik aktörlerin yanık sesli ifade şeklinden ötürü ‘keçi türküsü’ diye adlandırıldığı sanılır.” diyor Nişanyan.= o-t’rağod-u (şarkı söylemek).Kelimenin Lazca’daki asıl karşılığı o-bir-u/bir-apa,ancak bu form batı diyalektlerinde “oynama” anlamı almış.

anderi:  ölünün ardında bıraktığı eşya. <Erm. անտէր ander (sahipsiz)

st’oli: masa.< Rus. стол stol (a.a.).Tabla da denir ki,o da; Fr. table / İta. tabella (masa, tezgâh, sofra) << Lat. tabula (a.a. ) biçimlerinden gelir. =Gürc.magida მაგიდა ,tabula ტაბულა.Lazca magida/macida (sofra).

conksi:  göğüs. <Tür. (a.a.).=Gürc. ube უბე. Lazca uba (koyun/insanın,bir canlının koynu anlamında)

çorge: gölge < Tür. (a.a.) <köli-ge.Muhtemeln erken dönem alıntılarından.Lazca’daki diğer karşılıklar; vava,ç’irdili,ğara.=Gürc.çrdili ჩრდილი,şukp’ari შუქფარი,landi ლანდი.Lazca lande (akis).

(n)cora/gyora: güyâ <Tür. (a.a.)< Far. gūyā گويا (söz)

k’urbet’i: gurbet. < Tür. (a.a.) < Ar. ġurba  غربة (vatandan ayrı)

st’ip’o:  ekşi < Yun.  ?.Lazca’daki diğer karşılık; mç’oxa.=Gürc. mjave მჟავე

lesa: balık tuzağı. <Rus. леса lesa (ağıllara çekilen çit)

k’afri/k’arfi: çivi. Yun.  καρφί karfi (a.a.).= Gürc.soli სოლი

moz’na/voz’na:  rahat.  < Rus. можно mojno (olur)

k’aravi: gemi. <Yun. καράβι karavi (a.a.).=Gürc. gemi გემი

xaft’a: hafta. <Tür. (a.a.) < Far. hafta هفته (yedili şey, yedi günlük süre ).Lazca’daki diğer karşılığı doloni. =Gürc. k’vira კვირა

xali: hâl < Tür. (a.a.) <  Ar. ḥāl حال  (durum)

xali: halı. < ? Tür. (a.a.) <? Far. ḳālī/χalī قالى (a.a.) < ? Tür. kalı (kalın )

sk’urafi/sk’iafi:  ustura. <Yun. ξυράφι ksurafi (a.a.).=Gürc. samartebeli სამართებელი

k’ut’avi(na): köpek yavrusu. <Yun ?

livadi:tarla < Yun. λιβαδι livadi (.a.a.) . =Gürc. veli ველი,sarbieli სარბიელი.Lazca’daki diğer karşılıklar,ont’ule,ona (qona).Megr. k’vana,mamulya.Gürcüce’de arazi,tarla karşılığı olarak kana ქანა da kullanılır.


flamuri:
ıhlamur.< Yun. φλαμούρι flamuri (a.a.). Lazca’daki öteki karşılıklar; du3xu, 3xa3vi. =Megr. tshatsxu ცხაცხუ,=Gürc. tsatsxvi ცაცხვი

mşiridoni: kırlangıç < Yun. χελιδόνι şelidoni (a.a.). Lazca’dak’udelmak’asi,k’udelç’ata’ali,maç’irxoli karşılıkları mevcut (makas kuyruk,çatal kuyruk).=Gürc.mertsxali მერცხალი 

feluk’a:  kayık. <İta  feluca  (a.a.).Lazca’daki öteki karşılıklar; p’eroma,nişi,p’at’alya.nuşa.=Gürc. navi ნავი

raxna: örümcek <Yun. αραχνε araxne (a.a).Lazca’daki diğer karşılıklar; bobola,bombula (bobola,Atina’da böcek demektir).=Gürc. oboba ობობა,Megr. bobolia.

ak’oşk’a:  pencere.< Rus. окошко akoşka (küçük pencere).Pencere kelimesinin Lazca’sı (pencere kelimesinin yanı sıra) otole,osinte.=Gürc. rapa რაფა,pancara ფანჯარა.=Megr. otole,panjara.

t’riğoni/t’iliğoni: kumru. <Yun. (Yunanca tam kelimeyi bulamadım,”üç ses” anlamına gelen bir kelime olsa gerek.eğer öyleyse,”trifoni” benzeri bir sözcükten.ama kelime Latince de olabilir)=Gürc. ğuğuni ღუღუნი

şk’api: dolap. <Rus. шкаф şkaf (a.a.).şk’api შკაფი,oini ოინი,xapangi ხაფანგი

obeceru: becermek. <Tür. becer-

of(r)idi: kaş. <Yun.φρύδι ofidi (a.a.) =Gürc. tzarbi წარბი

k’irk’a: bir tarafı balta,öteki tarafı kazma olan âlet. <Rus. кирка kirka (kazma)

p’açka/paşk’a: paket (genelde kibrit için). < Rus. пачка paçka (paket)

yaşiği: sandık. <Rus. ящик yaşçik (kutu,sandık)

pilita: fırınlı soba. <Rus. плита plita (fırın)

lak’at’k’a:  kuş sapanı. <Rus. рогатка rogatka (sapan)

ç’ak’at’ura:kalas ve taşla işlenmiş duvar. <Rus. штукатурка ştukaturka (sıva)

oburi: hortlak. <? Rus. упырь upir (vampir). <? Tür. obur

ist’ik’ani: bardak.<Rus. стакан stakan (a.a.). Ancak kelimenin abşına “i”i gelmesi Erzurum şivesinden ödünçlenmiş olabileceğini düşündürüyor.Diğer Lazca karşılıklar; k’vin3’i,ç’irka. =Gürc. ç’ika ჭიქა

oxaz’iru: hazırlamak. <Ar. Ar ḥāḍir حاضر (hazır)

peçko: soba. <Rus. печка  peçka (a.a.).=Gürc. ğumeli ღუმელი

laci: ilâç. <Ar. ˁilāc علاج (devâ).Lazca’daki diğer karşılık ç’ami (Atina’da zehir,özelikle fare zehri).=Gürc. tzamali წამალი

tangri: tanrı. <Tür. (a.a.)/ EskiTür.teŋri (tengri) . Erken dönem alıntılardan. Lazcadaki asıl karşılığı “ğormoti”.=Gürc. ღმერთი  ğmerti,=Megr. ğoronti.

yengi: yeni. <Tür. (a.a.)/Eski Tür.yaŋı (yangı) . Erken dönem alıntılardan.Lazca’daki asıl karşılığı; ağani,ağne.=Gürc. ve Megr. ახალი axali

oz’umu: ölçmek. <Lat. zoom (a.a.)

oz’onu: arazi ölçümü. < Lat.  zona (kuşak)

ek’lesia: kilise. <Yun. ekklisía εκκλησία  (a.a.)

p’anda: daima,hep,her zaman.<Yun. πάντα panta (a.a.)

Mart’i: Mart. < Yun. Mártios μάρτιος (Rumi takvimin birinci ayı) < Lat. Martius (a.a.) < özel ad Mars (Roma savaş tanrısı).

p’ot’e: hşçbir zaman. <Yun. ποτέ pote (a.a.)

Mariaşina: Ağustos. <Yun. Maria (Meryem) + Laz. şina (anma).=Gürc. agvist’o აგვისტო

K’uçuğayi: Şubat. <Tür. küçük + ay. Kelimenin diğer karşılığı olan “K’undura” da Yunanca’dan gelme ama karşılığını bulamadım.

p’rik’e: acı. (tat) <Yun. Lazca’daki diğer karşılık; k’olo.

Mp’oli: İstanbul. < Yun. πόλη poli (kent)

p’ri/p’i: -den önce anlamı katan ön ek. <Lat. pre (a.a.)

fraxt’i: çit.<Yun. φράχτης (a.a.).Lazca’daki asıl karşılığı; ğoberi.,=Megr. ğoberi, =Gürc. ğobe ღობე

karmate: değirmen. < ? Yun. xamalade χαμαλαδε (a.a.). Lazca’daki diğer karşılığı; msk’ibu. =Gürc. tzisk’vili წისქვილი

ncozluği: gözlük. <Tür. (a.a.)

k’ast’ane: kabak. <  ?EskiYun. kástana κάστανα (kestane). Lazuri Nenapuna (1999) Latince diyor.“Feli”  (a.a.) de Yunanca’dan gelir. Ayrıca ofelu (dilimlemek) de aynı kökten.

anç’oşi: bir tür hamsi. < İspanyolca anchoa (hamsi,  kurutulmuş hamsi ) ~ Baskça antxoa (a.a). <? Baskça antxu (kuru ) (Lazcaya İtalyancadan [Ceneviz] geçmiş olmalı?)

yalağuzi: yalnız. <Tür. (a.a.) /EskiTür. yalıŋuz.Lazcası xvala.= Megr. xvale.=Gürc. marto მარტო

k’ilağozi/k’ilağuzi: kılavuz (özellikle kuşlar için). < Tür. (a.a.)/EskiTür. kulabuz

sunci: çatal.  < Tür. (bir tür savaş aleti). / ETü süŋ-/süŋüş- (savaşmak) +gU

doği,dongi: buz <Tür. don (“donmak”taki don.Eski Türkçe toŋ [tong]formundan).Erken dönem alıntılarından.Lazca’daki diğer karşılkı; ineri = in(i) (soğuk)+ eri

jangi: pas. <Far. zang/jang زنگ/ژنگ (a.a.)/jangeri (paslı) = jang(i)+eri.=Gürc. jangi ჟანგი.Pasi ve Paseri de kullanılır Lazcada,Türkçeden gelir.

minta: nâne. <Lat. mentha (a.a.).=Gürc. pit’na პიტნა

natora: mizâç,karakter. <Lat natura (doğuş, yaradılış) < Lat. nasci, nat- (doğ-)

oşaşu: şaşmak,şaşırmak. <Tür. şaş-

k’ardolap’i: gardrop.  < Tür. (a.a.) < Fr. garde-robe (giysi dolabı) < Fr. garde (koru )+ Fr robe (giysi ). Kelimeyi bilinen bir sözcük olan “dolap”la ilişkilendirme çabası bariz.

delfina: yunus balığı <Yun. δελφίνι delfini (a.a.)

p’rask’ia: pırasa. <Yun. Yun práso πράσο (a.a. ).-k’ia eklentisi bir Latin dili izlenimi yaratıyor ama eşleşme bulamadım. =Gürc. პრასი praso

ğvini:  şarap.  <Lat. vinum (a.a.). =Megr. ğvini.= Gürc. ღვინო ğvino

encami:hiç olmazsa. <Far. ancām أنجام (son)

p’ap’i: papaz. <EskiYun. papâs, papad- παπᾶς, παπαδ (baba, peder, üst düzey din adamlarına hitap biçimi) < EskiYun. páppas πάππας (çocuk dilinde baba ).=Gürc. mğvdeli მღვდელი

pejmude: aptal,geri zekâlı. <Tür. (hırpanî) < Far. pijmurda پژمرده (solmuş, buruşuk, hırpalanmış) < Far. pijmurdan پژمردن (solmak, eskimek) <? Far. pij پژ (buruşuk, eski)

osak’u:sikmek. <Tür. sik- (Türkçe kelimenin kökü, siy- yani işe-‘den gelir). i/a değişimi ilginç. Lazca aslı: oxodu.

lobiya/lobja/lobca: fasülye. <EskiYun. λόβια (a.a.).Lazca’daki diğer karşılıkları xaci,k’umxi.=Gürc. lobio ლობიო,=Megr. lobia.

atxe: gelecek,âtî. <Tür. (a.a.) < Ar. ātī آتى (gelen, sonra gelen, gelecek) < Ar. atī أتي (geldi )./ -xe eklentisini açıklamak güç,belki de benzerlik sâdece tesadüftür.

ik’raxi: nefret. <Tür. 1. zorla yaptırma, 2. nefret etme, iğrenme, tiksinme < Ar. ikrāh إكراه (zorla ve rızası hilafına bir iş yaptırma) < Ar. kariha كره (iğrendi, nefret etti ).

p’ap’uri: vapur.<Tür. (a.a.) < Fr. bateau à vapeur( buharlı gemi) < Fr. vapeur (buhar) << Lat vapor (a.a)

p’uli3’a/3’ibuli/p’ulina/3’ip’ili:civciv <Yun. pulítsa πουλίτσα ( küçük kuş )< Yun. pulí πουλί (kuş, piliç) + <Yun. τσα tsa (küçültme eki).p’ulina’daki -na Lazca’daki küçültme ekidir.Lazca’da ç’uç’u ve ç’uç’uli formları da vardır.=Megr. ç’uç’uli.=Megr. k’ak’abi კაკაბი

eveli: eski,geçmiş. <Tür. evvel (geçmiş). <Ar. awwal أوّل ( birinci, ilk, en önce gelen) < Ar. āla آل (geri gitti, döndü)

empula/mp’ula: bulut. <Lat. nebula (a.a.).=Megr. munapa.=Gürc. ნისლი  nisli = nirsi (Lazca ve Megrelce’de sis)

ruba/oruba/robu: dere ya da boğaz (coğrafî) < bir Hint Avrupa dilinden ama hangisi bulamadım. Kürtçe: rûbar (ırmak),İng. river (a.a.)/Yun. Ποταμός potomos, Rus. Река́ (reka).Kelimenin Lazca’daki diğer karşılıkları abja,ğali,ç’ala. =Gürc.მდინარე mdinare.=Megr. ğali.

lip’arde: dişi çakal.<? Lat. leopardus (panter) < EskiYun. leópardos λεόπαρδος (a.a.)<EskiYun. léōn λέων (aslan) + EskiYun. párdos πάρδος (pars)

t’ilifoni: telefon <Tür. (a.a.) < Fr téléphone (a.a.) < EskiYun. têlos τῆλος (uzak )+ EskiYun. phōnē φωνη (ses)

k’art’ali: kâğıt ya da mektup. < ? EskiYun. χártēs χάρτης( kesilmiş papirüs tabakası,sonra kâğıt)<? antik  Mısır dilinden bir kelime.=Gürc. kağaldi ქაღალდი

pallik’ari: cesur,delikanlı,güçlü.< Yun. παλικαρι palikari (a.a.). Türkçenin Anadolu ağızlarındaki “palikarya”  tahkir içeriklidir ve Rum/Yunan gençleri ve askerleri için kullanılır.Yani Lazcadaki kelimeyle,Türkçedeki kelimenin, katılan anlam açısından bir ilişkisi yoktur.”Palikarya”, kelimenin çoğulundan gelir.

furset’i: fırsat. <Tür. (a.a.) < Ar. furṣa  فرصة (kısa rahatlama anı) < Aramîce pīrṣā פירצא (delik)

3an3a:  çanta. < Far. tança تنچه (kese, torba )< Fa tancīdan تنجيدن (dürmek, boğmak).Türkçe aracılığından ziyade doğrudan Farsça’dan ödünçleme ihtimali düşünülebilir.Xelbe (çanta) kelimesi de “heybe”den gelir.< Ar. ḥaḳība حقيبة ( çanta, yol torbası)

kar3i:  kart (taze karşıtı) < Tür. (a.a.)

alimyeri: çay alım yeri. <Tür. alım + <Tür. yer

avropa:  sun’î gübre. <Tür. Avrupa (kıta adı.Avrupa’dan getirildiği için) < İta. Europa (Tr. a.a.) < Lat. Europa (Tr. a.a. )< EskiYun Europē ευροπη (Batı ülkelerinin genel adı) < Aram. ˁrēbā ערבא (gün batımı, Batı )

noğa: pazar yeri ya da şehir. < ? Lat. novus (yeni). /Hint Avrupa dillerinde yeni; İta. nouvo, Yun. neo, Sanskritçe nava, Fra. neuf, İng. new, Alm. neu,İsp. nuevo, Rus. новый novi,Kürtçe nû, Far. nev. (alış veriş ve kent/çarşı bağlantısı sebebiyle bir tahmin). =Gürc. k’alak’i ქალაქი.=Megr. noğa,kalaki.

must’aç’i: bıyık.  < ? = Fr. moustache (a.a.), Lat. mustacium (a.a./8.yy.), Orta Çağ Yunancası μουστάκιον  moustakion(a.a.),İta. mostaccio (a.a./14. yy.), İta. mustaccio (a.a/16. yy.),< μύσταξ mustaks (dudak üstü).Lazca diğer karşılık; oşmeşi. =Gürc. ulvaşi ულვაში

opişmanu: pişman olmak. < Tür. pişman.<Far. paşimān/paşmān پشمان (a.a.) << OrtaFar. paşēmān “geri düşünen,sonradan düşünen”(a.a.) < OrtaFar. paş/paşē ( arka)+ OrtaFar. +mān (düşünen) kelime

olafu: konuşmak. <Tür. laf. (söz)<  Far. lāf لاف (anlamsız söz ) .o-laf-u. Konuşmanın Lazca’daki en yaygın kullanımlı karşılığı “osinapu”.Ayrıca Hopa ve Çxala’da oğarğalu. =Megr. oragadu. =Gürc. gamolap’arak’eba გამოლაპარაკება,lap’arak’i ლაპარაკი

p’aramit’i:  masal. < Yun. παραμύθι paramithi (a.a) = o-p’aramit’-u (konuşmak).=Gürc. araki არაკი

k’aide: müzik,ezgi. < ? Tür. kaide (kural) < Ar.  ḳāˁida ͭ قاعدة     (temel, esas) < Ar.  ḳuˁūd قعود  (oturma )

libade: genel olarak elbise ya da  “yaşlı kadınların fistan üzerine giydiği, kollu ve işlemesiz, koyu renkli bir yelek” < ? Ar. libās لباس ( giysi) < Ar. lubs لبس (giyinme ).Doğu Karadeniz Türkçesi’nde de kullanılır.

(p)şeyi:  eşya. < Ar.  Ar şayˀ شيء (nesne,şey). Türkçedeki eşya Arapça’daki “şey” kelimesinin çoğuludur.  aşyāˀ أشياء    (şeyler, nesneler).=Gürc. bargi ბარგი, dgami დგამი,nivt’i ნივთი,şesak’rebi შესაკრები

cinivizi:  yaramaz,afacan çocuk. <Lat. Genuensis (Ceneviz,Cenevolı)./ Yun.  Γένοβας genovas (Ceneviz)

ok’at’u: katmak <Tür. kat-. k’at’-eri = katılmış.

opayu:  pay etmek. <Tür. pay

ondağilu:  dağılmak. <Tür. (a.a.)

opağu: temizlemek. <Tür. pak (temiz). Far. pāk پاك (a.a)<< OrtaFar. pavāk (= Sanskritçe pāvaka saf, temiz )

fide: fidan. Yun. fitiá φυτιά [çoğ.] < Yun. fitón << EskiYun. phytòn φυτόν (bitki )

keremita/çeremita: kiremit. <Yun. keramídi κεραμείδι (pişmiş topraktan yapılan çömlek, tuğla )< EskiYun. kéramos κέραμος (a.a. ).=Gürc. k’ramit’i კრამიტი

tuğula: tuğla. <Yun. túgla τούγλα (pişmiş topraktan yapılan çatı örtüsü, kiremit )~Lat. tegula [küç.] (çatıcık, kiremit) < Lat. tegere, tect- (örtmek) +ul

(n)cami: cam. < Tür. (a.a.)  <Far../OrtaFar. cām جام (bardak, kadeh)

3’ik’a(r)a/z’iga(r)a: sigara. <Tür. (a.a.) < Fr. cigare (tütün yaprağına sarılı tütün çubuğu, puro) < 1688 ~ İsp. cigarro (a.a.) < Mayaca sicar (tütün içmek) < Mayaca sic (duman, tütün )

adek’aloni: kolonya. <  Rus. одеколон adekolon (a.a.) < Fr. eau de cologne (“Köln suyu”, Köln kentinde 1709’dan itibaren Johann Maria Farina ve varisleri tarafından üretilen alkollü esans) < özel ad Cologne (Almanya’da bir kent, Köln)<< Lat. Colonia Agrippinensis (a.a. )< Lat .colonia (kolon)

k’romi: soğan. < ? Pontos Rumcası kremid (a.a.). =Gürc. xaxvi ხახვი ,bolkvi ბოლქვი

k’op’ela:  piç. <Yun. kopéli κοπέλι (erkek çocuk,oğlan)

p’rinz’i,brincavo,brinci: pirinç.  <Far. brinc/birinc برنج (a.a.) << EskiFar. *wrīza-/*wrinca-( a.a.)= Avesta vrinca- (a.a. )~ Sanskrit vrīha/vrīza (a.a.)~ Dravid *warinci (a.a.).=Gürc. brinci ბრინჯი.Lazca’da orza formu da vardır,o da  EskiYun. veya Lat. oryza’dan,bugünkü Yunanca; ρύζι rizi .Nihâî kök her iki kelimede de aynı; “Sözcüğün Nihai kaynağı bir Dravid (Güney Hint) dilidir. Karş. Tamil arisi, Telugu warinci. Eski Farsçadan EYun oryza yoluyla Batı dillerine geçmiştir.”(Nişanyan).”brincavo” şekli enteresan.

su!: sus. <Tür. (a.a)

k’elemi: kalem. EskiYun. kálamos κάλαμος (kamış, kamış kalem).Lazcadaki diğer karşılık cipi.=Gürc. k’alami კალამი

oz’a(y)ifu: zayıflamak. <Tür. zayıf. < Ar. ḍaˁīf ضعيف (a.a.)

dest’i:  ders. <Ar. dars درس  (bir metni [özellikle Kur’anı] cümle cümle yorumlayarak öğretme, ders verme, vaaz verme9 < Aram. drāş דרש (yorum, Tevrat’ı cümle cümle yorumlayarak öğretme yöntemi9 < Aram. drş דרש yorumlama, tefsir etme) (t’ değişimi yahut evrimi kural dışıdır)

k’alat’i: sepet.  < Yun. καλάθι kalathi (a.a.)

abano: ılıca. <Lat. baneum (hamam)/İta. bagnoa (İta. a.a.)

yali: kent. <Yun. aigiale (kıyı)

siya: kürek çekmek ve horonda kürek çekme hareketi. <İta.  sia ( geri çek!)

k’arboneta:  karbonat.<Fr. carbonate (a.a.) (Türkçe yahut İtalyanca [Ceneviz] aracılığıyla)

neşest’e :  nişasta. <Far. nişāsta نشاسته (a.a.) < Far. nişastan, nişīn- نشستن, نشين (oturmak )

sap’oni:  sabun. <Lat sapo, sapon (a.a.) ~ Germence saipō (cıvık şey, macun, temizlenmek için kullanılan bir tür yağ )

leksi: şiir. < λέξη leksi (kelime)

met’ak’si : ipek. <μετάξι metaksi (a.a.)

ç’ağana:  yengeç. <Yun. tsaganós τσαγανός (bir tür yengeç,Tr.’de “çağanoz” denilen)

peşk’iri: havlu. <Tür. peşkir (a.a) <Far. pīşgīr پيشگير (önlük, hamamda kullanılan havlu )§ Far. pēş پيش (ön9 + Far. giriftan, gīr- گرفتن, گير (tutmak)

kyork’uşi: çobanaldatan kuşu. <Tür. kör + <Tür. kuş

ekşaşi : bir tür yemek. <Tür. ekşi + <Tür. aş

şeçari: şeker. <Far./OrtaFar. şakar شكر (a.a) ~ Prakrit śakkharā (a.a. )~ Sansśárkarā 1. çakıltaşı, 2. külçe veya kristal şeker.

parpali: kelebek. <? Lat. papilio (a.a.).| İta. farfalle [Lazca kelimeye daha yakın form] /lepidotteri .Lat. lepidoptera ,Fra. lepidoptera/papillon,İsp. lepidoptera/polilla,Katalanca lepidòpter,Portekizce lepidoptera,Oksitanca lepidoptèr,Rumence lepidoptera.| Yun. πεταλούδα petalida (Trabzon’da pedaliza), Rize (Xorum) şivesi fafatura.=Gürc.p’ep’ela პეპელა .

olak’irdu: konnuşmak. <Tür. lakırdı-. Lazca; lak’i(r)de (kelime)

oxap’aru: konuşmak (Atn.) < ? Ar. Ar χabar خبر (bilgi,haber),< Ar. χabara خبر (denedi)

tani: gövde. < Far. tan تن  (vücut, beden)

mangana:  düzenek (daha çok 3’arimangana/3’k’amangana [tarlada hayvanı korkutmak için yapılmış suyla çalışan mekanizma] kelimesinde).  < Yun. mánganon  μάγγανον  (makaralı düzenek). “Makine” anlamından dolayı araba anlamında da kullanılır. “mangana st’eri” deyimiyse çok iri anlamındadır.

teçari:   tekrar. < Ar. takrār تكرار  (a.a)

msk’ala / msk’ele : merdiven.  < İta. scala (a.a.)

p’açostorma :  kayığın başı ve kıçındaki ana ağaç. < ?

sp’ina:  değirmen oluğundaki son delik.  < Yun.

p’roğoni:  üvey evlat.  < Lat.

z’irz’a :  fermuar. < Yun. (kapı sürgüsü vs. anlamlarında Hemşin’den Giresun’a dek de kullanılır.)

sk’afindi:  hayvanlara yem ve su verilen tekne. <Yun.

sinori:  sınır. < sinoro σύνορo (a.a.)

tai laksi: darmadağınık.  < Far.

t’aik’ei:  koşturulmuş. < Ar. ṭarḳ طرق  (dövme, çalma, ayaklarını yere vurma)

tevuli:  tür. <Tür. a.a. (“türlü”den türemiş sıradışı bir evrim geçirmiştir.)

t’ambuxa:  mühür. <Tür. tamga (damga) < ? Moğol.  tamaga(n) (erken dönem alıntı. -xa’nın açıklaması güç)

t’ibu/t’ubi:  ikiz. < Lat.  ? duplex (çift)

t’rip’i:  makat. <Yun. τρύπα tripa (delik)

ujden:  git gide. < Tür. uçtan

yegu:  başlık parası. < Tür. yegu (vergi) (erken dönem alıntı)

zirto:  geveze. < ?

zeni:  düzlük. < ? Yun. zōnē ζωνη (bölge)

zardava:  sansar. < ?  Pontos Rum./< ? Ar. (aynı zamanda Trabzon’a özgü bir köpeğin adıdır.Hemşin, Rize ve Trabzon ağızlarında da kullanılır.Etimolojisne dair hiçbir ipucu bulamadım).  Gürc.=  კვერნა (k’verna).

z’ura: kancık, dişi köpek. < ? Ar. δurriyya ͭ ذرّيّة  (üreme)

3afi:  tırmık. < Yun.

k’aygana:  omlet. <Tür/Far. kaygana (a.a.) < Far. χāygīne خايگىنه  8  (a.a.)  < Far.   χāye خايه yumurta + Far. gīn گين  (-lı,-li)

lonklo: uzun ve şişman adam < Lat. (Nenapuna ’99)

sift’eri:  atmaca. < Lat. accipiter (a.a.). Bir diğer Lazca karşılık; mimino. =Gürc. kori, minimo. ქორი, მინიმო. Lazca’da “doğan”; kuri.

mart’ini:  martı. <İta. martin (balıkçıl). =Gürc. თოლიასნაირნი (toliasnairni)

maz’axmet’e:  emekçi. < Tür. zahmet < Ar.  زحمة  zahmat  (basınç, sıkıştırma). Lazca meslek adları yapam ma- ve -ale ön ve son ekleriyle.

mat’ori:  motor.  < Tür. motor (a.a.) < Fr. moteur (a.a./ hareket ettiren)

mat’ifoni:  evli kadının baba evindeki statüsü. < Yun.

mat’rozi:  tayfa. < Yun.

lak’ot’i/lagodi:  danaburnu böceği. < Yun.  ? “lagod”?/”lakot”? (muhtemelen yavru köpek anlamında bir kelimeden). “lakot” kelimesi aynı böcek için Hemşin’de de kullanılır. Trabzon’da “yer köpeği” de denir. =Gürc. მახრა maxra

list’ra/listva:  kaygan. < Yun. ? (Nenapuna 99)

livora:  yaban mürveri. < Pontos Rum. livera (a.a.)

lobut’i: şapşal.  < ? Tür. lobut. <?

lorizma:   ağız tavanı kaşıntısı, makat kaşıntısı, romatizmaya iyi geldiği söylenen bir taş <? Yun. ? (sondaki “izma””nın “izm”le ilişkili olmalı)

mani:  hızlı. < Yun. mani (a.a.)

mek’t’asi: ipek. <Yun.  μετάξι metaksi (a.a.)

merterizi:  tavan arasındaki üçgen şeklinde yer. <?

mosk’at’u:  dağıtmak. <Yun. skat (?) (Nenapuna ’99)

mp’alu:  kazık. <Lat. palus (a.a.)

muanat’i:  korkak < Ar. mu¬anne (alçak,korkak). Tür. muhannet: hain. (ihanet de aynı kökten).Lazca’daki asıl karşılık; mşk’urinace.

obaru:  esmek. <Yun. boreas (a.a.). =Megr.  boria (rüzgar), =Laz. bavra.  =Gürc. ქარი kari. Lazca’da bir diğer karşılık; ixi.

oft’ilu:  yolmak. <Yun.

ok’ozuru:  çiftleştirmek. <Ar. δarra  ذرّ  (saçtı, ekti,tohumladı). Tür. zürriyet ile aynı kök.

onteselu:  anlatmak. < Ar. ? tasallī تسلّي (teselli).

z’ade:  çok. < Ar. zāda زاد   (çoğaldı). Tür. ziyade  aynı kök. Lazca’da çok; opşa/yopşa/dido. =Megr. epşa.

ot’riponu: tepinmek. <Yun. tripo. (Nenapuna ’99)

paxla: soya fasülyesi. < baḳl بقل  (fasulyegiller). Tür. bakla aynı kök.

epto: oldukça. <?

ergat’i:  teleferik ve kayığı karaya bağlamaya yarayan düzenek. < Yun. ergátēs εργάτης  (işçi) <Eski Yun. ergázomai εργάζομαι (çalışma)

fanusa:  gelincik balığı. < ? Yun. ? (Eski Yun. phaínō, phan- φαίνω, φα-  aydınlanmak, aydınlatmak  demek)

fenti:  yöntem, usül. <Far. fand فند‎  (hile) (?)

fit’ik’ozi:  atlet, fanila, atlet fanilası. <?Yun.  ? (ancak modern Yunanca atlet; φανέλλα   fanella.) =Gürc. ფლანელი planeli.

franguli: kilit. <? Tür. pranga. <İta. branca  (dal ya da forsaların ayağına bağlanan  zincir)

goi: ruh. < ? / İng. ghost (hayalet).Ancak komşu Hint-Avrupa dilleriyle bir bağlantı bulamadım.

k’o3’oporta:  içe ve dışa açılan kapı. < Laz. k’o3’o (öne doğru anlamı katan ön ek) + Lat. porta kapı

xempa:  zengin. < Far. hampā همپا yoldaş  (alaka belirsiz)

xemenç’e:  çanta. < Pontos Rum. xemençe (a.a.)

xizani:  yararsız. < Ar. ḥazîn حزين   (hüzünlü) (anlam değişimi ilginç)

xolosi:  yakın. <? Yun.?. Fakat modern Yunanca’da “konta”.  = Gürc. ახლო axlo (aynı kökten olmalı)

xuri:  öfke. <Far.?

ink’ip’azi:  kabız. <Ar.ḳabḍ  قبض  (sıkıca tutmak). Tür. kabız aynı kök. Başa türeyen (?) “in” ilginç.

k’abani:  yokuş.  <Erm .  kaban (a.a.)

k’afuli: yanlış.  < Yun. / Ancak modern Yunanca’daki kortos, lathos, sfalma gibi kelimelerin bağlantısı yok.=Gürc. ცრუ tsau, არასწორი arasperi

k’ança: askı. <Lat. (Nenapuna ’99)

k’uk’ari: erişilmesi güç yerlerdeki meyveleri toplamaya yarayan ağlı sopa. <Pontos Rum. kukari/ Rize’de de bilinir.

k’ok’onozi:  yırtıcı bir kuş ya da başkan, öncü < ?Yun. ?

k’oxlidi:  midye.  <Pontos Rum. koxlidi (salyangoz)/ Rize’de de bilinir./ belki Yun. ελικοειδής  elikoidis (bükey).  Modern Yunanca midye; μύδι mydi, salyangoz; σαλιγκάρ saligkari (sümüklü).

k’ost’ra/çost’ra/k’rost’a:  yuvarlak bileği taşı. < ? İta. lustro (parlaklık). /Lat. lustrum (a.a.)/Eğer bu etimoloji doğruysa l/k’ evrimini açıklamak güçtür.

kufo/k’ufi: iyi saklamak.  < Yun. ?. Belki  Yunanca kófa κοφα (sepet) kelimesinden.

k’ur3’i:  bitkilerin sapı.  <Yun.

k’ovidi:  kaya balığı. < Yun. kobitis  κοβιτις (a.a.)

laxo:  mezgit. <Yun. vláχos βλάχος  (bir cins kefal)/ kelimenin Yunancadaki asıl anlamı Rumen’dir.Tür. Ulah.

arent’i:  kira. < Rus. арендная arendiayi (a.a.)

şilya:  bin. < Yun. şílios χίλιος (a.a.)

lik’ap’a:  kuş üzümü. <Pontos Rum. likaba (a.a.). Lazca’da diğer karşılık an3era.

nuxusa:  lohusa. <Yun. loχoúsa λοχούσα (a.a.).

foga/fot’a:  elbise, bilhassa peştemal. < Pontos Rum. foga (a.a.)

yilan yazmali k’ara: bir atmaca cinsi.  < Tür. yılan+ yazmalı (yazılı) + kara

met’ro:  metre. < İta. metro (a.a.)

k’azi: bir tür başörtüsü. <Tür.  gaz (a.a.) <Fr.  gaze (gevşek dokunmuş bir tür bez) < Ar. ḳazz قزّ  (kaba dokunmuş kumaş) < OrtaFar.kac/kaj (a.a.) . / Gazze kent adından geldiği de söylenir. Nişanyan sözlükte Gazze’ye bağlıyor, web’de bundan vaz geçiyor.

xiz’ari:  testere, hızar. < Erm. χzar (a.a.) [Türkçe “hızar”dan da ödünç olabilir). Lazca’da bir diğer karşılık; xerxi.=Megr. xorxi.

demok’rat’i: kara lastik.  < öz. ad Demokrat (Parti) (o dönem geldiği için). < Tür. demokrat < Fra. démocrate (a.a.) <  Eski Yun. dēmokrateía δημοκρατεία  (halk iktidarı) < Eski Yun. dēmos δήμος halk + Eski Yun. krátēs κράτης (erk).

mağala:  yüksek. <Yun. μεγάλι megali (büyük)

piryoli:  birinci, şampiyon,önderlik.  <Lat. pre (ön,önde) + Laz. uli

ank’esi:  olta. <?

axo: çorak toprak <?/Kürtçe “ax” toprak demektir, “axo” da bir Hint-Avrupa dilinden geliyor olabilir.

azmarida:  izmarit balığı. <Yun. smarída (zümrüt balığı) < Aram. zmargādā    זמרגדא  (a.a.)

refani:  tırmık. < ? Yun. ?

k’rima:  zavallı.  < Yun.  κρίμα krima (a.a.)

ciyaxi:  sünnetçi. < ? Ar. carrāḥ جرّاح (ameliyat eden,cerrah)

p’azvant’i:  bekçi. <? /  Belki Far. pazuband’dan. pazu bāzū بازو (pazu) + bandan (bant) = kolluk, kolunda görev alameti olan (?).

alarga:  tenha yer. <İta. allarga (uzaklaş!)

dro:  mevsim. <?Lat.?/?Yun.?

ak’op’uri:  çocuksuz. <? Yun. a (yokluk ön eki) + kopeli (çocuk)

at’k’ozi: meyil. < ?Yun.?

barati: mektup. < Ar. barathath  برءة (ferman,berat)

ç’ap’anozi:  dikiş makinesinde masurun yatağı. <?Yun.?

ajlağari/ajlai:  yer altındaki dev yaratık. < Far.  ajdar أژدر  (mitik yılan,ejder)

çimçiri: şimşir. <Far. şimşār شمشاد   (a.a.)

delicani: bir tür minibüs. < Rus. Дилижанс dilijans (a.a. ve at arabası)

dremek’o:  “efendime söyleyeyim” < ?

gomsumela:  korku anında söylenen bir ünlem; Ğormoti gomsumela ! (tanrım ve gomsumela) <? belki Panagia Sumela Παναγία Σουμελά Sümela manastırından.

isk’ap’ila:  spatula. < İta. spatula (a.a.)

jest’i:  cins, jenerasyon. < ? Lat. gest- (eylemek,yapmak)

k’abinet’i: kamara. < İta. cabinetto / Fra.  cabinet (odacık)

k’ofa:  hamsi kasası.  < Yun.  kófa (sepet). Yunanca kelime de muhtemelen Aramca ya da Akadça’dan. Tür. küfe aynı kökten ama Arap.a’dan.

k’inyazi:  prens,derebeyi,ağa. <Rus. Кня́ж kniaj (prens)

k’uk’ma/k’uk’uma:  güğüm. <Yun. kukúmi κουκούμι (bakraç)< Lat. cucuma (a.a.)/Kelime muhtemelen Sami dillerinden.

malozi/malezi: ineğe verilen çorba. <Pontos Rum. maloz/malez (a.a.)

moment’i:  an, lahza. <Lat. momentum (hareket)

mudara:  işe yaramaz/kötünün iyisi/lümpen/Xunar’da sevgi hitabı. <Yun. madarós μαδαρός (yolunmuş)/Bu kelimeden mecazen. Tür. madara da aynı kökten.

oroksi/oreksi: iştah. <  Yun. όρεξη oreksi. (a.a.)

muruna:  morina  balığı. < murúna μουρούνα (a.a.)

sp’aro/spao: ispari balığı.  <Yun. spároi σπάροι (a.a.)

sargana/zargan(i):  zargana. <Yun. zargána ζαργάνα (a.a.)

st’avrit’i:  istavrit. <savrídi σαυρίδι (a.a.)./ “t” türemesi Türkçe baskısıyla olmalı.

terdolabi: eski tip dolap. <Tür. tel+dolap.

p’rema: direkt. <Lat. prima (birincil)

3’verna:  içkili ve müzikli mekân.  < Yun. tavérna ταβέρνα (lokanta) <  taberna/tabernae  (dükkan,yol üstü yemekhâne)

zangoç’i:  iri ve berduş kimse. < Erm. jamgoç’ /jamkoç’  (zangoç,kilisede çan çalıcı)< Erm.  jam saat (~ OrtaFar. zamān/jamānak zaman, an ) + Erm. goç’ koç’ (çağıran, bağıran)

xut’aisi ntasi: bir tür mısır tohumu. <öz. ad Kutaisi (Gürcistan)

vartivori:  yayla dönüşü yapılan bir ritüel. <Erm. vart+vor (gül biçme)/özünde Hemşin adetidir ve bir Ermeni yortusudur. Ermenistan’da aynı adla bayram vardır.

toxli: bir yaşındaki doğurmamış keçi.  < Tür. toklu (altı aylık ya da altı aydan büyük,bir yaşından küçük kuzu)

zavot’i: fabrika. <Rus. завод (zavod) (a.a.)

k’up’li:  asma kilit. < ? Tür. kulplu. / Rize ve çevresinde de aynı kelime, aynı anlamda kullanılır. Azerice’de de aynı anlamdadır. Bu açıdan Erzurum ağızlarından ödünçlendiği düşünülebilir.

supara:  kitap, elifba kitabı <Tür. (Osm.) a.a. , ders kitabı, elifba kitabı, ince ders kitabı. halk etimolojisi: Osm. (<Ar.) suhuf (sayfa) + Osm. (<Ar.) pâre (parça) ya da  Arapçaya Sanskritçe sutra (bölüm, fasikül,cüz) kelimesinden de geçmiş olabilir.

ist’raşina: muhtar, köy reisi. < Rus. старшина starşiná (başçavuş)

k’vadrat’i:  kare (geometri) < Rus. квадрат kvadrat (a.a)

madli: teşekkür <Gürc. მადლი (a.a)

maşina/maçina: makine <Rus. машина maşina (a.a)/ maçina formu Türkçe makine/makina’dan.

mindi: umut < Megr. დი mindi (a.a)

ok’tyabri: ekim ayı < Rus.октябрь oktiabri (a.a)

p’lak’at’i:  afiş < Rus. плакат plakat (poster, afiş)

şaxt’a:  maden tüneli < Rus. шахта şaxta (a.a)

abazi:  bir madeni para < Gürc. აბაზი abazi (a.a)

ak’ani:  yer < Megr. აკანი ak’ani (a.a)

alboni: alfabe < Gürc. ანბანი anbani (a.a)

brigada:  ekip, küme, grup. < Rus. бригада brigada (tugay)

3’exi:  atölye < Rus. цех tsex (a.a)

3’evri:  üye < წევრი tzevri (a.a)

oxoç’k’ura:  ev hanımı. oxo(ri) (ev) kelimesine eklemlenen k’ura Yunanca κυράkyrá (hanım) kelimesinden.

     

kaynakça:

# Nişanyan,Sevan, Sözlerin Soyağacı,Everst Yayınları,5. baskı,2010. (özellikle Türkçe,Arapça ve Farsça kelimelerin etimolojisinde bu kaynağa baş vurdum ve kelime açıklamaların çoğunu,yeniden etimoloji yaratacak hâlim olmadığı için buradan alıntıladım. Eğer olur da bu çalışmadan haberi olursa hakkını helâl etsin.)

# Bucaklişi/ Uzunhasanoğlu, Lazuri – Turkuli Nenapuna, Akyüz, 1999

# Bucaklişi/Aleksiva/Uzunhasanoğlu, Didi Lazuri Nenapuna,Çiviyazıları, 2007

http://www.facebook.com/groups/282487401791154/

http://www.facebook.com/photo.php?fbid=186333718123813&set=o.282487401791154&type=1&theater (Aleksiva’nın çalışması. O da hakkını helâl etsin.)

http://www.freedict.com/Russian

http://www.kypros.org/cgi-bin/lexicon

#http://www.wingeo.org

http://ayla7.free.fr/laz/index.html