sadeliğinde direnişin
iki çift gözden bir ülke yarattılar
gözyaşından gürzüyle açlığın
suskunluğundan vurdular atlası.

eğik başlar
ağızları bıçak açmaz
güz sepetinde solmakta isyan çiçekleri.
titriyor elleri mavi kürenin,
saçlarını okşarken sayılı günün
ve izinde dünün
yağıyor kendi hâlinde
karanfilden bir yağmur.

yağıyor.

yağmur.

bu yağmur.

kavuruyor saatleri
her dakika eritiyor.

bir yağmur yağıyor şimdi
saçaklarından güneşin

ve sarkıtıyor ipi karanfiller.

hırpalamış zebaniler ellerini
yorulmuşlar
düşecekler

artık gülümseyemeyecekler.

koşun.

tutun ucundan iki ömrü
omuzlayın fedayı
haykırın çoğunluğunu açlığın
çağırın gülümseyen günü yeniden

ve sonra bağırın.

ve sonra doğrulun.

bir duvar da siz olun

zebaniler önünde…

İsmail Güney Yılmaz

 

Akatalpa Kasım 2017 – Sayı 215