Independent Anadil Günü Röportajı

 

Doğu Karadeniz’in yok oluşa direnen dilleri: Lazca, Hemşince, Gürcüce, Romeika

Doğu Karadeniz bölgesi diller ve kültürler açısından zengin olduğu kadar bir yandan da bu zenginliklerin yok oluşuyla karşı karşıya

Fotoğraf: Independent Türkçe

Doğu Karadeniz’in yok oluşa direnen dilleri: Lazca, Hemşince, Gürcüce, Romeika

Doğu Karadeniz bölgesi diller ve kültürler açısından zengin olduğu kadar bir yandan da bu zenginliklerin yok oluşuyla karşı karşıya.

Birleşmiş Milletler Eğitim Bilim ve Kültür Örgütü’nün (UNESCO) “Tehlike Altındaki Diller Atlası”na göre, Türkiye’de 15 dil tehlike altında. Bu 15 dilin içerisinde Doğu Karadeniz’de konuşulan Lazca, Hemşince ve Romeika da bulunuyor.

Doğu Karadeniz’de dillerinin yok olmaması için mücadele edenlerin ortak dertleri ve mücadeleleri ortak.

21 Şubat Dünya Anadil Günü’nde, Doğu Karadeniz’in yok oluşa direnen dillerini, Lazca, Hemşince, Gürcüce ve Romeika üzerine çalışmalar yaparak mücadele edenlerden dinleyeceğiz.

Atina’nın (Pazar) Xunar köyünde doğan İsmail Güney Yılmaz; Lazca ve Lazlık üzerine yazınsal üretim alanında çalışmalar yürütüyor. Yılmaz’ın Zemsku (Karatavuk – 2014), Şinaxeri (Saklı – 2019) adında iki Lazca kitabı ve yayımlanmayı bekleyen ve Laz sosyolojisine eğilmeye çalışan bir kitabı bulunuyor. Yılmaz aynı zamanda 2013’te çıkan Lazca siyasi gazete Ağani Murutsxi (Yeni Yıldız) ve 2020’de Laz Kültür Derneği desteğiyle yayın hayatına başlayan Lazca edebiyat dergisi Uncire’nin (Uykusuz) emekçilerinden.

Gençler arasında Lazca bilme oranı çok düşük

Lazların nüfusu herkesin kendi keyfine göre yorumladığı spekülatif bir mesele olduğunu söyleyen Yılmaz, şöyle devam etti:

“Lazca konuşan kişi sayısı da öyle. Elde resmî bir veri yok ama dağılım alanlarından bir tahmin yapılabilir. Lazlar, Rize’de Pazar, Ardeşen, Fındıklı, Çamlıhemşin, Artvin’in Arhavi, Hopa, Borçka ilçeleriyle, Batı Karadeniz ve Doğu-Güney Marmara’daki muhaceret alanlarında konuşuluyor. Benim tahminim Laz nüfusunun 400 binden fazla olduğu yönünde. Maksimum 500 bin olabilir diye düşünüyorum. Lazcayı kaç kişinin konuştuğuysa daha tartışmalı bir konu, zira tüm Lazlar Lazca bilmiyor. Özellikle gençler arasında, bölge dahil Lazca bilme oranı çok düşük. Bu zaten, Lazcanın yok olma tehdidiyle karşı karşıya neden olduğunu özetliyor. Lazcayı daha çok kadınlar konuşuyor lakin onlar da belli bir yaşın, 50’nin, üzerinde olan kadınlar. Bir de her iki cinsiyetten 65-70 yaş üstü diğer fertlerde konuşma yoğun. 40-50 yaş üstü erkekler Lazca bilse de Türkçeyi daha çok tercih edebiliyorlar. Neyse ki Lazcanın bir kalesi var. Burası Fırtına vadisinde Çamlıhemşin’deki ve Ardeşen’in yüksek yerlerindeki Laz köyleri. Buralarda çocuklar dahil hâlâ yoğun Lazca konuşuluyor. Bu istisnai alan hariç Lazca her yerde jenerasyon değişimiyle yaşamdan hızla çekilmekte”

Devlet tarafından uygulamada olan Lazca seçmeli dersleri yorumlayan Yılmaz, “Zaten Lazların evvelden beri bu alanlarda mücadelesi vardı. Televizyon yayını talebi olumsuz cevap aldı hep ama seçmeli derslere başlandı. Laz Enstitüsü’nün çabalarıyla Lazca ders kitapları hazırlandı, az da olsa Lazca öğretmeni yetiştirildi. Ancak ilginin az oluşu sorunu aşılamadı, geçtiğimiz dönem hiç Lazca sınıfı açılamadı. Tüm ilçelerde sınıflar açılabildiği zamanlarda da öğrenci sayısı birkaç yüz kişi de kalabildi. Bunun birkaç sebebi var. Biri Lazların Lazca okur yazarlığa yabancılığı ve başka seçmeli dersleri daha çok önemsemesi. İkincisi ise okul yönetimlerinin uyguladığı fiilî engeller” dedi.

Independent Turkish, 21.02.2021