Belediyelere Göre Lazlar

Lazların ağırlıkla yaşadığı bölgedeki, yani Lazcasıyla Lazona, Türkçesiyle Lazistan'daki belediyelerin internet siteleri Lazları ve Lazcayı nasıl anlatıyor?

Laz halkı, günlük hayattaki kahve sohbetlerinden, geleneksel Türk tiyatrosuna, oradan da televizyon dizileri ve sinema filmlerine dek mütemadiyen aşağılanan ve saldırılara maruz kalan bir millet. Üstelik bu halk, içinden çıkardığı aydınların onca çabasına karşın hâlâ doğru dürüst tanınamama, hep başkalarıyla karıştırılma gibi bir makûs talihe de sahip. Bizse bu yazıda, işin daha da trajikomik ve patolojik bir yanını, Lazların ağırlıkla yaşadığı bölgedeki, yani Lazcasıyla Lazona, Türkçesiyle Lazistan’daki belediyelerin internet sitelerinde Lazları ve Lazcayı nasıl anlattığına bir bakacağız.

İşgalci mi? 

Önce geçen dönem CHP ’den AKP ’ye geçen ve yörede çağdaşlığıyla övünmesiyle tanınan Pazar’ın belediyesinin anlattıklarına bir gözatalım. Sitedeki “Pazar’ın Tarihçesi” bölümü tam bir kara mizah örneği. Türkçe katili, Laz olmayan bir öğretmenin Pazar hakkında yazdığı bir kitapçıktan alınan yazı bütünüyle “bilimin ırzına nasıl geçilir?” sorusunun cevabı. Bir kere “tarihçe” yazısına göre, bölgede tarihin yazıldığı günden beri yaşayan yerli Laz halkı, “işgalci”! Neresinden tutacağımızı bilemediğimiz yazıda bölge halkının Türklerin İslâm’a geçmesiyle Müslümanlaştığı yazılıyor, sonra da bu tarihin 1054 yılı olduğu söyleniyor. Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu! Türkler İslâm’ı 8. yy.’da kabul etmeye başladığına göre, Pazar da öyle olmalı, öyleyse 1054 tarihi nereden çıkıyor? Hâlbuki Lazların İslâm’ı kitleler hâlinde kabulü fetihten -1461 ve Yavuz dönemi- çok daha sonra 17. yy. itibarıyla başlıyor. Müellifin andığı tarihlerdeyse bölgede ne tek bir Türk ne de tek bir Müslüman var!
Yerimiz dar, biz sinirlerimizi bozmak için biraz da Ardeşen Belediyesi’ne bakalım. Belediye, Lazları kendilerinden çok daha iyi tanıyan Şemsettin Sami’ye ihale ettiği ifadede bölgenin tümüyle Türk olduğunu söylüyor. Gülsek mi, ağlasak mı? Bir kere Şemsettin Sami’nin böyle bir sözü yoktur ve o, ‘Kamus-i Türkî’ adlı eserinde dönemin şartlarına göre düşündüğümüz takdirde Lazları pek güzel anlatmıştır, onların Kafkas milleti olduğundan, ayrı bir dile sahip olduklarından bahsetmiştir.

Sonrasındaysa muhtemelen uydurmalarıyla ünlü Evliya Çelebi’den yadigâr ünlü retorik tekrarlanıyor ve Ardeşen adının etimolojisi Yavuz’a ithafen “ardı şen” diye çözülüveriyor. Vay vay vay! Eskilerin bu tip bilimsel toponim tahminleri ünlüdür: Üsküp’e “üst küp”, Konya’ya “kon ya derviş!” gibi.

Elhamdülillah hepimiz Türküz 

Fındıklı Belediyesi’nin sitesinin tarih bölümünde eğer gözümden kaçmamışsa olumsuz bir şey yok. Zaten görebildiğim kadarıyla Lazlardan da hiç bahsedilmemiş –buna gerek de yok-. Yörede Lazlığıyla en çok gururlananlar diye bildiğimiz Arhavililerin belediyesinin sitesindeyse dönüyoruz eski hesaba. Site bir türlü adı tutturamasa da Lazların eski ismi olan Kol(k)hi’den (Colchis) bahsetmeye çabalıyor ama bu halkı da Türk kökenli Hurilere bağlıyor! Fazla uzatmaya gerek yok, siteden anladığımız kadarıyla elhamdülillah hepimiz Türküz! Hemşinli ve Lazların birbirine yakın bir nüfusa sahip olduğu Hopa’nın belediyesinin sitesindeyse yöre halkı ve tarihiyle ilgili -Allah’tan!- bir bilgi yok.

Müsliman-ı kadimler 

Yine Hopa gibi Laz ve Hemşinli halkların yakın nüfuslara sahip olduğu ve demokrat diye bildiğimiz başkan İdris Lütfü Melek’in yönetimindeki Çamlıhemşin Belediyesi’nin sitesinin “Kent Profili” başlıklı bölümündeyse yörenin kadim Türk bölgesi olduğu söylenip yüreklere su serpiliyor! Hem de yöre halkı “Müsliman-ı kadim”miş, yani 1461’den önce de Müslüman! Hâlbuki Lazlar yukarıda belirttiğimiz tarihten itibaren, Hemşinliler ise yine Lazlarla hemen hemen aynı süreçte İslamlaşmaya başladılar ama önemli bir grup da geç dönemlere kadar Hıristiyanlıkta direndi ve bu Hıristiyan Hemşinliler Trabzon’a, Giresun’a, Ordu’ya, Samsun’a, daha sonra da Rusya’ya kaçmak zorunda kaldılar. Yine sitenin “Demografik Yapı” başlıklı bölümünde de ilçenin “7–10 köyünde az çok Lazca denen bölgesel bir lehçenin” konuşulduğu belirtiliyor. “Lazca denen bölgesel bir lehçe.” Dil de değil yani! Tebrikler Çamlıhemşin Belediyesi!
Az çok meramımızı anlatmaya çalıştığımız bu yazıdan da anlaşılacağı üzere, emekçi Laz halkının diline, kimliğine, kültürüne ve ulusal değerlerine sahip çıkan aydınların daha çok çalışması, üretmesi ve akademik çalışmaların yanı sıra faaliyetini Laz halkına ve Türkiye vatandaşlarına yönelik bilinçlendirme ve devlete karşı hak alma eksenli politik bir hatta da yürütmesi gerektiği açıkça görülüyor.

Radikal İki  20.01.2013 – 16.12.12/Okmeydanı

  • Başhemşin Ermenisi

    Barev sayın yılmaz, güzel ve önemli bir konuya değinmişsiniz,gerçektende bir şeyleri aşamayan eski bir nesil var Lazistanda,ama ben gençlerden umutluyum çünkü gençlerde kimlik bilinci oluştu Lazı Hemşinlisi,Rumu,Gürcüsü hatta Poşası bile yeni nesil gençlerimiz artık kimliklerinin vede tarihlerinin bilincine varıyorlar ,Bunda uzay ve internet çağında olmamız etkili oldu gerçektende.Şimdi baktım Hopa belediyesinde hiç bir bilgi yok,yani atmasyon tarih tezi bile yazılmamış dediğiniz gibi iyiki hiç bir şekil yazmamışlar.Çamlıhemşin belediyesi ve idris lütfi tam bir felaket.İsmail bey biz bu Lazistandan,Hemşinden ve Pontustan Türksolunu yani kemalizm tabanlı Türk milliyetçisi solu ve süleymancılar gibi nurcular gibi milliyetçi islam tabanlı tarikatları ve fikirlerinide atamazsak ozaman kimliklerimizden de benliğimizden de tam olarak sıyrılıp ortada çıplak hamsi gibi kalacağız.Yani elde var olan azıcık kimlik bilincimizde yok olacak.Ben şu an Rize tarafındaki cemaat ve Tük solu faaliyetlerinden çok rahatsızım şahsen olarak,Hopa yada içim acıyor orda devlet tabanlı sözde sol örgütler bana göre insanlarımızı özellikle gençlerimizi kimliklerinden ve özlerinden soğutup tekrardan 1960 ların ve 70 lerin hatta 80 lerin sözde sol özde kemalist zihniyetli,bana göre devlet kölesi gençlik haline getirmelerinden endişe ediyorum.Yine devlet destekli ülkücü zihniyet sadece batı rize de sahilde etkin oldu ama diğer zihniyetler dinci ve kemalist tayfa içerlere vede doğu sahillerine kadar ilerledi.bilemiyorum sayın yılmaz şimdi bana kızmassınız umarım,benim görüşüm ,bakış açım ve öngörüm bunlar.Biraz çokmu karamsarım bilemiyorum ama bu aralar dinlediğim ağır damar şarkılardan olabilir,sayın yılmaz,görüşmek üzere kolay gelsin. Paul Baghdadlian …Tavajan Yar http://www.youtube.com/watch?v=BrO0e6P-ieg

  • ilyas

    bu beldediyelerde hendek belediyesi gemlik belediyesi manyas belediyesi iznik belediyesi düzce merkez belediyesi ve gölcük belediyesi nüfus artış ve belediyeye geçiş süresinde muhacir olarak kafkasyadan gelen aaza laz çerkez ve gürcüler diye devamlı bahseder

  • Başhemşin Ermenisi

    Sayın ilyas batı Anatoliada bahsedilmesi normal göçmen diye fakat Pazar belediyesinin şu ahlaksızlığına bakarmısnız. Pazar Belediyesi sitesi Pazarın yani Atinanın tarihi şöyle anlatılıyor birde bölgenin yerli halkına yani Laz halkına hakaret ediliyor. alıntı yaptım aynen şöyle “”””Atina M.Ö.150 yılda Pontus krallığı hakimiyetine girer. M.Ö.66 da Roma İmparatorluğunun etkisine girer. M.S.395 te Roma İmparatorluğunun ikiye ayrılmasıyla Bizans’ın egemenliğine girer.
    Atina 1204 yılında Trabzon Rum İmparatorluğuna tekrar geçmesinden sonra çeşitli göçlerin altında kalan Kafkas Milletlerinden Lazların-Megrellerin Abhazaların,Gürcülerin işgaline uğrayan Atina 1461 de Fatih Sultan Mehmet’in Trabzon seferinden sonra Osmanlı Türk egemenliğine geçer.1571 de Abhaza korsanların yağmasına maruz kaldı.””””” Lazlar işgalciymiş vay vay vay , açık açık tc nin Laz’a, Hemşinliye, Ruma, Gürcüye düşmanlığı.