kuşu ve çiçeği geçtik
baharı ve yağmuru.
bir mumla ısınan gecelerden
gamzelerdeki dünyadan geçtik.

ılık, has ve duru
şekerlemeli akşamüstleri
birkaç kadehin bıraktığı
çakırkeyflik gibi
ertesi gecelerine hiçbir tebessüm serpmeden

– sanki hiç yaşanmamış ama-

bir ömüre de
dinmez özlemler sarkıtarak
öylece geçip gitti.

geriye;

izleyicide hiçbir etki
ve oyuncularda hiçbir his uyandırmayan
sevme dramaları kaldı.

sahnesi incir çekirdeği…

-daha geriye-

 

İsmail Güney Yılmaz

 

 

Akatalpa   208. sayı  (nisan ’17)