Category: Şiirden Ne Haber?

İsmail Güney Yılmaz şiirleri

yeraltı

    sessizliğin uğultusu bu anbean her gün yeniden doğan eski bir gece sarılmıyor yaraları yoksulların sarılmıyor söz ile. ah ne anlatsam, ne söylesem illa bir çocuk ölmüştür yine annesinin ak perçeminde. ve yanmıyor yakan eller dönmüyor devran bu kalemle. uzaklara dalma, güldürme düşmanı bize bak, can çekişiyor bir tarih üç yanı denizle çevrili atlasta.
Devamını Oku

karanfil

  sadeliğinde direnişin iki çift gözden bir ülke yarattılar gözyaşından gürzüyle açlığın suskunluğundan vurdular atlası. eğik başlar ağızları bıçak açmaz güz sepetinde solmakta isyan çiçekleri. titriyor elleri mavi kürenin, saçlarını okşarken sayılı günün ve izinde dünün yağıyor kendi hâlinde karanfilden bir yağmur. yağıyor. yağmur. bu yağmur. kavuruyor saatleri her dakika eritiyor. bir yağmur yağıyor şimdi
Devamını Oku

kompulsiyon

  ah bu karanlık ancak tek bir elekten geçip de kanabilir ışığa ve yine bir tek sen uçlarını bir tutturabilirsin iplerimizin şimdi bu kadar uzakken tüm muhayyel sevindirici kısa mesajlar ve bir o kadar da anlamsızlaşmışken gelişin yoluna gösterime giren tüm parendelerim bir maket bıçağıyla düzgünce birçok parçaya ayrılmış tek ve büyük bir kâğıdız biz
Devamını Oku

güne düne bir eskiz

  bir dere kenarı dinginliği gibi kalbim ne çok şey özlüyor. biraz yalnızlık, biraz ekmek yaşamak tek bu, yaşamak bir unutulma ve hiç de özgün olmayan ölüp gitmelerden yalnızca biri anlamına geliyor. ve bizim bu yolumuz közdendir de ardımız erguvan yarınlarımızsa bir enkazın rutinine hazırlanıyor. al yanakta bal dudakta akan kansın cehennem nerede? o bir
Devamını Oku