Category: Sendika.org

Enkaz

Acıyı öne sürerek suçluları unutturmak, tevekkül, kader, kaza söylemi, kurtarılan canların hikayelerinin medyada “magazinleştirilmesi”, “nasıl bu kadar kolay ölebiliyoruz?”, “bu kadar ölümün hukukî yaptırımı ne oldu?” sorularını görünmezleştirmeye yarıyor.

  Bu kadar aleni pespayelikler cesaret işi. Tavandan tabana yayılan yozlaşma, yarattığı çöküntüyle hepimizi bir karanlığa mahkum etti. Ülkede mevcut olan ve -tıpkı gelir adaletsizliği gibi- durmadan büyüyen siyasal güçler arası orantısızlık sürdükçe de her gün başka bir anomaliyi, “normal” olarak hayatlarımıza sokmaya devam edecek. Alışıyoruz ve bu tehlikeli. İzmir’de meydana gelen ve gerçek şiddeti
Devamını Oku

Yabancılaşma kuşatması

İşsizlik de çalışma da bu düzene insan örgütlüyor, zira bir alternatif yok. İşsizler iş bulma umuduyla, çalışanlar ise enselerinde bir silah gibi duran, kafalarının içinde salınıp duran, işini kaybetme korkusuyla ehlileşmekte. Sabahtan akşama kadar çalışanlar, akşam eve yorgunluk ve hayal kırıklığından başka bir şey götüremiyorlar. Ama bunu da bulamayanlar var. Zira milyonlar, hiçbir işe yaramama, değersizlik hissiyle odalarında kendilerini yiyip bitiriyorlar.

  “Bir kere, çalışma işçinin dışındadır. Yani onun (işçinin) özsel varlığına ait değildir. Onun için işçi çalışırken kendini olumlamaz, yoksa, mutlu değil mutsuzdur. Fiziksel ve zihni enerjisini serbestçe geliştirmez, bedenini harcar ve zihnini yok eder. Onun için işçi ancak çalışma dışında kendine gelir ve çalışırken kendisinin dışındadır. Çalışmadığı zaman kendindedir, çalışırken kendinde değildir. Onun için
Devamını Oku

Yenilgi yılları okulu

Bugün siyasal erkle, faşist güçlerle devrimci bölükler arasında daha önce hiç olmadığı kadar bir asimetri var.

Gerçekçi bir kötümserlik, mesnetsiz bir iyimserliğe yeğdir. Sağcı ideoloji zincirleri kutsamaktan ibaretken, sosyalist dünya görüşü, malum veciz ifadeye atıfla söylersek zincirleri kırma yönünde bir irade beyanıdır. Ne var ki günümüzde, Marksizm’in itibar kaybı ve sol cephedeki nicel çöküş, hareketin niteliğinde de bir tavsama yaratmış, zincirlerle ilişki biçiminde değişiklikler söz konusu olmuştur. Zincirlerin biraz gevşemesini “kâfi”
Devamını Oku

Türkiye’de gerçek bir kutuplaşma var mı?

Bir tarafın saldırgan, bir tarafın ise savunmada bile olmadığı bu tabloda gerçek mânâda bir siyasal kutuplaşmadan ne kadar söz edebiliriz?

  “İnsanlar tarihlerini kendileri yaparlar; ama kendi keyiflerine göre, kendi seçtikleri koşullar içinde yapmazlar, doğrudan belirli olan ve geçmişten gelen koşullar içinde yaparlar. Bütün ölmüş kuşakların geleneği, büyük bir ağırlıkla, yaşayanların beyinleri üzerine çöker. Ve onlar, kendilerini ve şeyleri, bir başka biçime dönüştürmekle tamamıyla yepyeni bir şey yaratmakla uğraşır göründüklerinde bile, geçmişteki ruhları kafalarında canlandırırlar,
Devamını Oku