Category: Sendika.org

Pandemi kaynaklı siyasal gündem üzerine bir tartışma

Bu hikâyenin sonunda görece iyi, kötü, daha kötü senaryolardan hangisinin gerçekleşeceğini ömrümüz yeterse göreceğiz. Ancak pandeminin AKP'nin ömrünü daha çok kısaltmış olduğu fikrine daha yakın olduğumu söyleyeyim. Bunun neticesinin ezilenler için mutlak bir bahar olmayacağı açıksa da nispeten iyi bir iklim de belki gerçekleşmeyecektir. Bunların hepsi müdahale kapasitesine bağlıdır

Kadının tarihsel yenilgisinden, ilk çitlerin çekilişi ve mülk kavramının doğuşundan, bir avuç insanın, yığınlara daha güçlü dolayısıyla daha haklı olduğunu dayatmasından bugüne dünya tarihi aynı zamanda bir sınıflar savaşı, bir ezen-ezilen mücadelesi tarihidir de. Bu amansız kavga, ilk ilkel birikimin (ya da sömürgen lehine kenzin) ortaya çıktığı günden, Mars’a keşif aracı gönderilen bugünlere alçala yüksele sürüyor,
Devamını Oku

Dekadans, distopya, ütopya (?)

Tuzu kurular ve sınıfın aldanmışları hastalığın herkesi eşitlediği mavralarını sallayadursalar, “aynı gemideyiz” temcidini yine masaya koysalar da herkese bulaşabilen bu hastalığın teşhis ve tedavide âdil olmadığı açıktır.

Daha yaratıcı bir başlık bulamadığım için özür dilerim. İçinde yaşadıkça her şey normalleşiyor ama çok ilginç bir süreç yaşıyoruz. Küresel bir felaket, kitlesel bir panik, tecrit ve mahrumiyet. Tüm bunların, bu çağın olanaklarına rağmen bir hastalıktan kaynaklanması ise fazla absürt. Sosyal-psikolojik etkileri yıllar boyu sürecek bir fenomenle karşı karşıyayız. Yaşadıklarımızın tez vakitte kötü bir anı
Devamını Oku

Mankurt!

Beyinler sömürgeleştirilmiştir. İşyerlerinde, kahvelerde, sokakta, okulda, evlerde bizimle sömürge değil, sömürgeci konuşur

Alçalma piyesinin en yüksek aşaması oynanıyor, en cezbeli safhası. Dışarıdan durmadan sufleler. Para, ağızları açıyor, tiratlar paradandır ve traklar da paradan. Yorulmadan, usanmadan, utanmadan hamaset üretilip, servis ediliyor açlara. Başka mesaisi yok ekranlardaki ideolojik aparatların. Milyonlara bir sessizlik hâkim, sessizlik kesifleşip bir karanlığa dönüşüp çökmüş hayatların üstüne. Kimi inanıyor söylenenlere, kimi zaten çoktan uyuşmuş, kimi
Devamını Oku

Entelektüel (dağınık notlar)

Buradan hareketle “entelektüel”lik solculuğun adeta bir alamet-i farikası, bir ayrım çizgisidir. Solculukta “entelektüel” olma, “okuma” durumu -bilhassa yaşanan nicel daralmayla da birlikte- neredeyse “tabana yayılmış” bir gerçek olarak dahi değerlendirilebilir.

Siyaset sahnesinde teorinin yeri, itibarı ve önemine dair yaklaşımlar bir miktar çelişkili durum arz eder. Bir kurucu olarak teorinin makamı kuşkusuz yükseklerdedir, ancak “teori kurulduktan sonra”, teorik çabayı sürdürmenin kendisi zaman zaman bir küçümsenme (“lafazanlık”) nesnesi hâlini alabilir. Bu bakış, ortada bir sıcak savaş yokken, hatta yaprak dahi kıpırdamazken de görülür. Siyasetin aslanlı yolu olan
Devamını Oku