Category: Sendika.org

Kuru ekmeğin politikası

Mezkûr uzaklık gerçeği merceğinden bakınca “kuru ekmek yiyorlarsa aç değiller” çıkışı, daha önce söylenmiş “ben bu sözü abartı buldum”u tamamlamış oluyor. Neyi abartı buldukları, açlıktan neyi anladıkları açıklığa kavuşturulmuş oldu yani. Politik açıdan ciddi bir hata yaptılar ama hakikatlerini beyan ettiler. Siyasetin ana aparatı da işte bu açık “kamplaşma” üzerinden şekillendirilmeli

  Her insan, sınıf gerçeğinin şu veya bu düzeyde farkındadır. Bu farkındalık için sosyalist olmaya gerek yok. Sınıfın yoksunlukları kutsal devletle, nizamla, dinle, korkuyla, biteviye beslenen sınıf atlama tahayyülleriyle bir kanun olarak kabullendirilir. Sosyalizm ise özünde, işte bu kabulü kırma savaşıdır. Alt sınıfı, “düzen”e razı eden en önemli etkenlerden biri, sistemin, ezilenlerin sınıf atlama hayallerini,
Devamını Oku

Enkaz

Acıyı öne sürerek suçluları unutturmak, tevekkül, kader, kaza söylemi, kurtarılan canların hikayelerinin medyada “magazinleştirilmesi”, “nasıl bu kadar kolay ölebiliyoruz?”, “bu kadar ölümün hukukî yaptırımı ne oldu?” sorularını görünmezleştirmeye yarıyor.

  Bu kadar aleni pespayelikler cesaret işi. Tavandan tabana yayılan yozlaşma, yarattığı çöküntüyle hepimizi bir karanlığa mahkum etti. Ülkede mevcut olan ve -tıpkı gelir adaletsizliği gibi- durmadan büyüyen siyasal güçler arası orantısızlık sürdükçe de her gün başka bir anomaliyi, “normal” olarak hayatlarımıza sokmaya devam edecek. Alışıyoruz ve bu tehlikeli. İzmir’de meydana gelen ve gerçek şiddeti
Devamını Oku

Yabancılaşma kuşatması

İşsizlik de çalışma da bu düzene insan örgütlüyor, zira bir alternatif yok. İşsizler iş bulma umuduyla, çalışanlar ise enselerinde bir silah gibi duran, kafalarının içinde salınıp duran, işini kaybetme korkusuyla ehlileşmekte. Sabahtan akşama kadar çalışanlar, akşam eve yorgunluk ve hayal kırıklığından başka bir şey götüremiyorlar. Ama bunu da bulamayanlar var. Zira milyonlar, hiçbir işe yaramama, değersizlik hissiyle odalarında kendilerini yiyip bitiriyorlar.

  “Bir kere, çalışma işçinin dışındadır. Yani onun (işçinin) özsel varlığına ait değildir. Onun için işçi çalışırken kendini olumlamaz, yoksa, mutlu değil mutsuzdur. Fiziksel ve zihni enerjisini serbestçe geliştirmez, bedenini harcar ve zihnini yok eder. Onun için işçi ancak çalışma dışında kendine gelir ve çalışırken kendisinin dışındadır. Çalışmadığı zaman kendindedir, çalışırken kendinde değildir. Onun için
Devamını Oku

Yenilgi yılları okulu

Bugün siyasal erkle, faşist güçlerle devrimci bölükler arasında daha önce hiç olmadığı kadar bir asimetri var.

Gerçekçi bir kötümserlik, mesnetsiz bir iyimserliğe yeğdir. Sağcı ideoloji zincirleri kutsamaktan ibaretken, sosyalist dünya görüşü, malum veciz ifadeye atıfla söylersek zincirleri kırma yönünde bir irade beyanıdır. Ne var ki günümüzde, Marksizm’in itibar kaybı ve sol cephedeki nicel çöküş, hareketin niteliğinde de bir tavsama yaratmış, zincirlerle ilişki biçiminde değişiklikler söz konusu olmuştur. Zincirlerin biraz gevşemesini “kâfi”
Devamını Oku