Category: Sendika.org

Türkiye’de gerçek bir kutuplaşma var mı?

Bir tarafın saldırgan, bir tarafın ise savunmada bile olmadığı bu tabloda gerçek mânâda bir siyasal kutuplaşmadan ne kadar söz edebiliriz?

  “İnsanlar tarihlerini kendileri yaparlar; ama kendi keyiflerine göre, kendi seçtikleri koşullar içinde yapmazlar, doğrudan belirli olan ve geçmişten gelen koşullar içinde yaparlar. Bütün ölmüş kuşakların geleneği, büyük bir ağırlıkla, yaşayanların beyinleri üzerine çöker. Ve onlar, kendilerini ve şeyleri, bir başka biçime dönüştürmekle tamamıyla yepyeni bir şey yaratmakla uğraşır göründüklerinde bile, geçmişteki ruhları kafalarında canlandırırlar,
Devamını Oku

Kimlik meselemiz

Tıpkı sınıf gerçeği gibi, bu ülkenin kimlik gerçekleri de ortak düşmana karşı büyümek için bir dezavantajı değil aslında ciddi bir imkânı işaretlemektedir. Sınıfsal kimlikle, diğer kimliklerin çatışacağı değil, ortaklaşacağı bir zemin daha olasıdır

  Kimlik, gerek bir “öz”, gerek inşa edilen bir varlık gerekse de dayatılan bir “canavar” olarak çokça tartışılan bir kavram. Bilhassa da Türkiye gibi tekçi bir kuşatmayla hayatların etrafının sarıldığı çok kimlikli bir ülkede asla eskimeyen, hararetini her daim muhafaza eden bir olgu. Türkiye’nin Cumhuriyet tarihinin en gerilimli, (olumlu ve olumsuz manalarda bir meczetme ile)
Devamını Oku

Ayaklanmalar ve karmaşalar çağı

Büyük kitlelerin harekete geçtiği her anda birtakım sapmalar, zaaflar olacaktır. 'İdeal' bir hareket arayan oturup kendi hayalini anlatan bir şiir ya da roman yazabilir ama gerçek hayat böyle değil.

  George Floyd’un polis şiddetiyle katledilmesi, canavarın kalbi ABD’yi baştan başa kasıp kavuran, ırkçılık, adaletsizlik karşıtı geniş katılımlı ayaklanmalara yol açtı. Uzun zamandır küresel salgın dışında iki çift kelâmın edilemediği dünyada “yeni normal”in perdesinin bir isyanla açılmış olması ezilenler açısından umut verici, kâinatın efendileri içinse moral bozucu bir gelişme elbet. Dünyanın herhangi bir yerinde gerçekleşen
Devamını Oku

Pandemi kaynaklı siyasal gündem üzerine bir tartışma

Bu hikâyenin sonunda görece iyi, kötü, daha kötü senaryolardan hangisinin gerçekleşeceğini ömrümüz yeterse göreceğiz. Ancak pandeminin AKP'nin ömrünü daha çok kısaltmış olduğu fikrine daha yakın olduğumu söyleyeyim. Bunun neticesinin ezilenler için mutlak bir bahar olmayacağı açıksa da nispeten iyi bir iklim de belki gerçekleşmeyecektir. Bunların hepsi müdahale kapasitesine bağlıdır

Kadının tarihsel yenilgisinden, ilk çitlerin çekilişi ve mülk kavramının doğuşundan, bir avuç insanın, yığınlara daha güçlü dolayısıyla daha haklı olduğunu dayatmasından bugüne dünya tarihi aynı zamanda bir sınıflar savaşı, bir ezen-ezilen mücadelesi tarihidir de. Bu amansız kavga, ilk ilkel birikimin (ya da sömürgen lehine kenzin) ortaya çıktığı günden, Mars’a keşif aracı gönderilen bugünlere alçala yüksele sürüyor,
Devamını Oku