Category: Sendika.org

Kıvılcım

Bugün, 100’ün 99’una sahip olanlar, 1’i de istiyorlar. 1’i bile olmayanlara ise sadece iki yol kalıyor: Ya intihar, ya ihtilal…

  Sınıflı topluma geçildiğinden beri tarih ve bugün, her hücresi ve satırıyla sınıflar savaşından ibarettir. Bu savaş yükselir, yumuşar, yavaşlar…  Devrimci olan sınıf kaybeder, kazanır, yine kazanır, yine kaybeder. Günü kurtarır, zayıf düşer, esir alınır… Ama savaş daima sürer. Ta ki sınıfların ve sınırların kalkacağı, devlet hikâyesinin tarih akışındaki seyrinin son bulacağı o güne dek.
Devamını Oku

Sosyolojiyle savaş

Şimdilerde “solcular” arasında öyle bir ruh hâli türedi ki akıllara zarar. Memleketin herhangi bir yerinde halkın çay, şeker, tütün, işten çıkarma, HES, fabrika kapatma, çevre vesaireyle ilgili iyi kötü bir tepki geliştirdiği haberini alan “solcular” hemen klavyelere sarılıp başlıyorlar “oh olsun!”, “beter olun”, “geberin” tekerlemelerine. Ortada var olan bir isyana, memnuniyetsizliğe sırt çevirmeleri bir yana, bu kadar yavan bir genellemecilik ve indirgemecilik örneğine tarihte çok az rastlanmıştır. Tek veriyi sandıktan alıp, bulduğu veriyi genele yayan ve sonsuzluğa raptiyeyle iliştiren bir akıl tutulması

  Sovyetler Birliği çökerken Moskova sokaklarında Çar portreleriyle arz-ı endam edenler vardı. Aradan geçen 70 küsur yıla rağmen. Bugün de Türkiye’de “Ulu Hakan Abdülhamid Han” diyerek cezbeye gelenler var. Cumhuriyetin kuruluşundan itibaren geçen 90 küsur yıla rağmen. Yarın Türkiye’de bir devrim olduğunu varsayalım ve iktidara gelen devrimci hükümetin bütün temel konularda (iş, aş, eğitim, sağlık,
Devamını Oku

“Apolitizm” politiktir

“Apolitizm” dedikleri şey, sadece ideolojik bir duruşa başka bir isim vermek için kullanılan bir kılıf. Bu “apolitizm” de bir tür sağcılıktır, soft sağcılıktır, rızadır. Velhâsıl yine politiktir

  “İdeolojik” kelimesinin pejoratif bir içerikle kullanılıyor olması burjuva ideolojisinin bir başarısıdır. Burada “ideolojik” olmaktan kast edilen mefhumun da burjuvazinin, egemenlerin huzurunu bozacak olan düşünceler olduğu bir sır değil. Onlara göre “halkın siyasete katılımı” seçimden seçime sandığa gitmekle tahdit edilmeli, fazlası -örgütlenme, protesto, grev, miting hatta basit bir basın açıklaması bile olabilir bu- tehdit olarak
Devamını Oku

Solu itibarsızlaştırmak

“Rejim çatırdıyor, çöküyor” deyip heyecanlanırken, sol, kendi çöküşü üzerine de tartışabilmeli

  Yaşadığımız süreç 81-89 bunalımından sonra Türkiye solunun içinde bulunduğu en ağır dönemdir. Belirtileri ’90’ların son yıllarına doğru izlenmeye başlayan gerileyiş, “milenyum”dan itibaren elle tutulur hâle gelmiş durumdaydı zaten. Bu yıllardan itibaren mücadeleye atılanlar sol içinde açık bir zayıflık probleminin, birkaç harekette önemsenmeyecek bazı istisnalar dışında her yeni yılın bir önceki yıldan kötü olduğunun farkındaydılar
Devamını Oku