Category: Self-Servis Neşriyat

Direnenler bize ne söyler?

Direnenler bugün en temel, en basit insan hakları için direniyorlar. Bu bedenler bizim için de eriyor aynı zamanda.

  Grup Yorum’un üzerindeki baskıların, konser yasaklarının kaldırılması için İbrahim Gökçek 267, Helin Bölek 265 gündür ölüm orucunda. Mustafa Koçak’ın sadece âdil yargılanma hakkı için genç ömrünü ortaya koyarak başlattığı ölüm orucu 252. gününe girdi. Mustafa bugün 33 kilo kaldı. Tutsakların tutsak olan avukatlarının 3 Şubat’ta başlattığı açlık grevinde, avukatlardan dördünün direnişi süresiz açlık grevine
Devamını Oku

Grup Yorum’a borcumuz var

"Eski Türkiye”/ “Yeni Türkiye”. Grup Yorum'un, Türkiye'nin “eski”sinde de, “yeni”sinde de zulmün, faşizmin “tehlike”, “düşman” tanımlı listelerinin başlarında yer tuttuğu, Yorum'un da onca yıl bu ağır yükü şerefle taşımaktan erinmediği bir veridir.

  Yoksullar değil, burjuva iktidarı/ oligarşi saflarındaki kimi değişiklikleri işaretleyen moda bir ayrım var: “Eski Türkiye”/ “Yeni Türkiye”. Grup Yorum’un, Türkiye’nin “eski”sinde de, “yeni”sinde de zulmün, faşizmin “tehlike”, “düşman” tanımlı listelerinin başlarında yer tuttuğu, Yorum’un da onca yıl bu ağır yükü şerefle taşımaktan erinmediği bir veridir. “Hapishane şarkıcıları” lakabını almaları çok eski bir vaka. Ancak,
Devamını Oku

Yerli ve milli motor: Hamaset

Ortada elinde hamasetten başka motoru kalmamış bir iktidar var. Emperyalizmin suflelerine yaradılıştan muhtaç olanlar yıllardır bir “millilik”, “yerlilik” oyunu sahnelemekteler. Fakat toplumdaki kitlesel ve “klasik” odağını/ mecmuasını aşan memnuniyetsizlik gözle görülür, elle tutulur. İktidarla tam kopuşmaya cesareti olmayan muhalefet, her “milli” gündemde iktidar vagonlarına atlasa da, bu böyle.

  Yoksulluk, yolsuzluk, adaletsizlik, burjuva hukukunun kendi içinde dahi itibarsızlaşması, açlık sınırı altındaki milyonlar, siyaset ve örgütlenme haklarının durmadan budanması, korkunun hegemonisi, cehaletin tahakkümü, boş vermişlik/ umutsuzluk salgını, lüks, şatafat ve yeni zenginler, eski ve yeni zenginlerin savaş ekonomisi, tek adamın ağzına bakan yedi yüz bilmem kaç binlik koca coğrafya… Konuşulması, tartışılması, üzerine gidilmesi gereken
Devamını Oku

Eylül’ün ezemediği

İçeriyi kendine bir okul yapan, dışarıda kendine çok öğrenci buldu.

  Bu yazı bir güzelleme metni. “Güzelleme” kelimesi Türkiye soluna özgü gibi olan ifadelerdendir. Çoğu kez de olumsuz bir içerikle doldurulur: “Güzelleme yapmak.” Tanıdık gelmiştir, kulaklarımızda hakir gören bir ihtivayla çınlayan bir söz öbeği bu. Hani, olumsuzluklara hiç ilişmeden, coşkulu ve (kendini/ siyasal çevresini) tatmin odaklı bir büyüklenme, yiğitleme gösterisi. Niyetim bu değil tabii. Fakat,
Devamını Oku