Category: Self-Servis Neşriyat

“AKP gidici” söylemi üzerine

Sandık varmış gibilik yahut yumuşatalım, sandığa olduğundan daha fazla mana ithaf etmek de, iktidar + muhalefet işbirliğiyle hem pasifikasyonu, hem ümit kesmeyi yaygınlaştırır. Yalnızca düzenin baskı dozunu arttırmasıyla değil, muhalefetin tutumu ve yanlış politikaları neticesinde de, hendek savaşları-15 Temmuz'u takiben kitle hareketleri tamamen geri çekilmiştir. Arta kalan yalnızca bir bekleyiştir. Bu pasif bekleyiş, şimdi “AKP gidici” retoriğiyle besleniyor.

  Siyasal mücadelede umut önemli bir silahtır. İnançla, kararlılıkla, kendi ideolojisine güvenle beslenen politik hat, en zor, en karanlık dönemlerde dahi, en azından geleceğe bir miras bırakılmasını sağlar. Zor yıllarda berkitilen bu politik miras da yarının daha güçlü kavgalarına ebelik, yurtluk eder. Arkaya dönülüp bakıldığında bir motivasyon unsuru olur. Umut, durağan bir çizginin değil, bir
Devamını Oku

Etnik kimlik: Aidiyet, bela, onur

Kaybedilenler çok ama kurtarılacak olanlar da hâlâ bu topraklarda duruyor. Kurtaracak olanlar da.

  Bugünkü Türkiye, çok uluslu ve geniş bir coğrafyaya yayılmış, uzun ve ağrılı bir erimle parçalanmayı travmatik bir biçimde tecrübe etmiş bir imparatorluk mirasçısı olarak ulusal/ etnik sorunların tam da göbeğinde mayalanan ve bunun bir çıktısı olan bir ülkedir. “Görkemli” (1) Kanunî döneminden sonra değil, tam da o dönemden itibaren ortaya çıkan, devlette, Batı karşısında
Devamını Oku

Direnenler bize ne söyler?

Direnenler bugün en temel, en basit insan hakları için direniyorlar. Bu bedenler bizim için de eriyor aynı zamanda.

  Grup Yorum’un üzerindeki baskıların, konser yasaklarının kaldırılması için İbrahim Gökçek 267, Helin Bölek 265 gündür ölüm orucunda. Mustafa Koçak’ın sadece âdil yargılanma hakkı için genç ömrünü ortaya koyarak başlattığı ölüm orucu 252. gününe girdi. Mustafa bugün 33 kilo kaldı. Tutsakların tutsak olan avukatlarının 3 Şubat’ta başlattığı açlık grevinde, avukatlardan dördünün direnişi süresiz açlık grevine
Devamını Oku

Grup Yorum’a borcumuz var

"Eski Türkiye”/ “Yeni Türkiye”. Grup Yorum'un, Türkiye'nin “eski”sinde de, “yeni”sinde de zulmün, faşizmin “tehlike”, “düşman” tanımlı listelerinin başlarında yer tuttuğu, Yorum'un da onca yıl bu ağır yükü şerefle taşımaktan erinmediği bir veridir.

  Yoksullar değil, burjuva iktidarı/ oligarşi saflarındaki kimi değişiklikleri işaretleyen moda bir ayrım var: “Eski Türkiye”/ “Yeni Türkiye”. Grup Yorum’un, Türkiye’nin “eski”sinde de, “yeni”sinde de zulmün, faşizmin “tehlike”, “düşman” tanımlı listelerinin başlarında yer tuttuğu, Yorum’un da onca yıl bu ağır yükü şerefle taşımaktan erinmediği bir veridir. “Hapishane şarkıcıları” lakabını almaları çok eski bir vaka. Ancak,
Devamını Oku