Category: Radikal

“Barış Süreci”nin Sapı Samanı?

İnsanı asıl düşündürense, PKK ve devletin mevcut resmi ideolojiyi ve devletlu ezberleri, Türk'ün yanına biraz da Kürt'ü alarak ve Müslümanlık yapışkanıyla iki unsuru birbirine tutturarak yeniden imâle yönelmiş gibi durması

1973’ün 1 Mayıs’ında Çubuk Barajı’nda toplanan savaşmaya niyetli bir avuç entelektüel Kürt’ün kurduğu bir siyasi yapı, bugün milyonlarla alanlarda eylem koyabilen, tek bir hamlesiyle sadece Türkiye’nin değil, tüm dünyanın dediğine ve eylediğine dikkat kesilebilmesini sağlayabilen muazzam bir kuvvet. Peki bu nasıl böyle oldu? Savaş nasıl başladı? 19. yüzyılın ilk çeyreğinden Kurtuluş Savaşı dönemine dek irili
Devamını Oku

Barış, Jargon ve İdeoloji

Gerçek anlamda bir barış başlı başına bir düzen sorunudur. Bugün devam eden müzakere süreci ise, iki tarafın birbirini küçümser bir jargon kullanmaya devam ededururken yaptıkları karşılıklı tavizler sonucu gerçekleşmesi öngörülen bir uzlaşma denemesidir

Soldan PKK ’yi sağlıklı bir biçimde yorumlayabilmenin önündeki müzmin engeller, üç kategoride değerlendirilebilir: Birincisi, Türkiye solunun ulusal sorunlara bakışındaki erken dönem hastalıklarının hafif ya da şiddetle süren kalıtımsal semptomları. İkincisi, PKK’nin ezelden beridir kendine yönelik eleştirilere karşı tahammülsüz, fiili reaksiyoner ve ezbere saldırgan olması. Üçüncüsü, solun bir kümesinin PKK’yle eleştirisiz müttefik, bir kısmının ara sıra yaşanan gerginlikler
Devamını Oku

Üzme Bizi Mahsun!

Mahsun Kırmızıgül, yaptığı her işte, iddialarının altında eziliveriyor ve geriye görsel bir duygu sömürüsü ve bağır çağır acemiliklerden, yanlışlardan, eksiklerden başka bir şey kalmıyor

“75 milyonu ağlatma”ya odaklı vizöründen yalnızca istismarı görebildiğimiz, “toplumsal gerçekçi” ve “film noir” melezi filmlerin usta yönetmeni Mahsun Kırmızıgül, ATV ekranlarında ‘Benim İçin Üzülme’ adıyla yeni bir diziyle arz-ı endam edeli epey vakit oldu. Hopalı Laz bir delikanlıyla, Karslı bir Kürt dilberinin nevrotik melankolisini anlatan dizi film, bismillah daha ilk bölümünden başlayan dram silsilesiyle yüreklerimizi paralıyor doğrusu.
Devamını Oku

Bu Nikâh Kıyılamaz!

Daha "sol" gibi pazarlanan -neuzübillah!- son birkaç on yılın icadı ulusalcılıkla da solun işi olmaz, çünkü sol, "Kürt işgali durdurulsun!" filan demez, tersine "eşitlik, kardeşlik, Kürt ulusuna özgürlük!" der

Başlık, okuyucuya alakalı alakasız pek çok şey çağrıştırabileceği yahut hiçbir şey çağrıştırmayabileceği için baştan söyleyelim, bu yazının konusu sol ve milliyetçilik ya da daha ilişkilileştirilmiş tabirle “ulusalcılık” arasında kimilerince kurulmaya çalışılan bağlara karşı bir reddiye yazısı olacak. “Türk ulusuyla Kürt milliyeti eşit değildir!” diyen Birgül Ayman Güler’in, Türkiye ’ye özgü ilginç tasnifler gereği “sol” diye nitelenen CHP ’den milletvekili
Devamını Oku