Tag Archives: türkiyede faşizm

İntibah ve ittifak

Boranda ilerleyebilmek, omuz omuza durabilmekle mümkün. Faşizmin hedefinde olanlar ve hedefinde faşizm olanlara bir intibah, bu intibaha da bir ittifak lâzım.

“Düştü”, “gitti,” “bitti”, “bitiyor” derken, AKP, tarihinin en güçlü dönemini yaşıyor. Ya da gücünü en çok gösterdiği dönemi. Buna karşın sol sosyalist muhalefette ise bir atıllık ve etkin reaksiyonsuzluk hâli hâkim. Kürdistan’daki işgal ve tasfiye operasyonu biteviye şiddetlenirken ve ülkeden Suriye benzeri fotoğraflar timeline’larımıza akarken, sürekli “Batı”nın sessizlikle itham edilmesi de epey tartışma nesnesi olabilecek
Devamını Oku

Dost, düşman, çâre, kahır: “Halkımız”

Mahir, “sun’î denge” demiş. Bu sun’î dengenin kapattığı gözleri açmak da onun vârislerinin işi. Aksi takdirde bu sun’î denge bir “Sünnî denge”ye dönüşecek ve bir “çoğunluk diktatörlüğü”nün eli kolu bağlı tutsakları olarak kalacağız

Solun öteden beri en hararetli tartışma konularından biri halk ve halkçılık meseleleri. Öyle ki, “halkçılık” ve “işçicilik” başlı başına birer ayrım çizgisidir. Bu yazıda halkçı-işçici arasındaki tarihî polemiğin teorik tartışmasına girmeyeceğiz, sadece “halk”ın neliğiyle ilgileneceğiz. Ankara Katliamı’ndan ve özellikle Konya’daki maç öncesi yapılan saygı duruşunda protesto rezilliğinden sonra, birçok kalem bu halk meselesine değinmek zorunda
Devamını Oku

Cehaletin tahakkümü

Türkiye’deki karanlığın bir tabanı var ve açlık gibi cehalet de çoğunluktadır. Devletin yönetim biçimi klasiktir; zor ve rıza imâli. Bizde sevmek zorunda kalanlar az, râzı olanlar fazladır. Zira Türkiye’nin tarihi bir dönüştürme, kimlik ve biçim verme tarihidir. Burada bir kendi kendine ve kendi toprağına yabancılaşma hikâyesinden söz ediyoruz. Üzerine konuştuğumuz cehalet çok güçlü; insanların kendi
Devamını Oku

Faşizmin Ecelinin Tecellisi İçin

Faşizm, yabancılıktan ve iletişimsizlikten kaynaklanan önyargıları kullanarak, halkları düşmanlaştırır, milliyetçi/ırkçı zehrini toplumun en hassas yerlerine kusup, ayrıştırır. Türk, hiç tanımadığı Kürt için “kuyruklu” der, Sünnî, Alevî için “mum söndü yapıyorlarmış!”.

“Biz bir gün çalışmasak Çarklar durur, sular kurur Toprak küser biz ekmesek Çağlar döner, hayat durur.” TEKEL işçilerinin öğrettikleri ve hatırlattıkları arasında en önemli şey; eylemin “Yaşasın Halkların Kardeşliği” sloganıyla imlediğimiz klâsik ifadenin ve artık klâsik olduğu derecede inandırıcılığını yitirmeye durmuş olan, biraz ayakları yere basmazlık hissettiren halklar arası kardeşlik gerçekliğinin tokat atarcasına herkese hissettirilmesi
Devamını Oku