Tag Archives: taksim gezi parkı direnişi

İsyanın Aritmetiğindeki “Eşittir” (=) Devrimcidir

Bu isyan yeni, yenilikçi ve yenileyendir. Haziran ayaklanmasıyla sol,örneğin bayrak ve din fobilerini büyük ölçüde aşmış, eksikliklerini, eskiyenlerini ve yanlış yaptığı yerleri kavrayabilmek için bir fırsat, besleyici bir zemin kazanmıştır.

“Haziran ayaklanması”, “Gezi direnişi”, “31 Mayıs halk hareketi”… İsyan, hiçbirinin yaşananı karşılayamadığını söyleyebileceğimiz çeşitli adlarla anılıyor. Zaten önemli olan verilen isim değil, isyanın ne olduğudur. Kimileri bu ayaklanmaya “orta sınıf isyanı” hatta “elitler hareketi” vesaire dese de, son birkaç on yılında kesifleşip, kurallarını sertleştiren neoliberalizmin ortada ve aşağıda yer alan sınıfları savurduğu yerlere dair doğru
Devamını Oku

Vitrin

Analar bir tek gülüş için ateşten tam beş parçalarını dinamitlediler zifirin temeline. Her defasında bir sigara yakıp, olan biteni efkarla izledi ve biriktirdi zaman.

Arkadaşımız Fuat Yalın’ın her fotoğrafta özleyen anısına…   Yaşadıkça öğrenilen bir dildir ki isyan, grameri sokak sokak kurulur. Haziran’ın ala durmuş caddeleri güne dikine düşerken ve kentin tüm vitrinleri yoksun bir toplamın ağlamaklı öfkesini sergilerken… Analar bir tek gülüş için ateşten tam beş parçalarını dinamitlediler zifirin temeline. Her defasında bir sigara yakıp, olan biteni efkarla
Devamını Oku

Sanma ki, Hikayesi Şu Titreyen Dalların Düşen Yaprakla Biter!

Devrimciler, patron-ağanın mülküne değil de mesela Melekler Dürümevi’ne saldırsalardı sebepsiz, eyvallah çekeceğiz yakarışlarınıza da, öyle bir durum da yok!

Yiğit Antakya halkının ellerinden öperek…  Artık bırakabiliriz üzülmeyi. Ya da henüz tanışıyoruz hüzünle… 31 Mayıs halk hareketi gerildiği yatağından fırladığı günden bugüne devletin kapsamlı ve çok yönlü saldırılarında bir değişiklik olmadı. Hükümet,uyutmadan, yedirip, içirmeden daha da mankurtlaştırdığı kolluk gücüyle ve ilerleyen zaman içinde ona yedek kuvvet olarak eklemlenen sivil itaatkarlarıyla direnişçilerin sesini kesebilmek için bilinen,
Devamını Oku

Mızrak

Ölümümüz öper zulmün kınındaki Azrail’in gözlerini. Son bir bakışız biz mızrak kınından fırlamış. Bir tebessümüz sonra, acı bir ana çığlığıyız, bir parça etiz ya da kan damlası.

Hiç bilmediğimiz bir his için savaşıyoruz. Mavi kürenin güne kanayan sancısına adanmış binlerce başın ve ekmeksiz beşerin topyekun figanını taşıyoruz mızrak kınlarımızda. Mızraklarımız bizim, altı üst edecek bir vaveylayı saklıyor ucunda. Hiç bilmediğimiz bir his için küçük mızraklarımızla topraklarımıza yazıyoruz biz. Dilleri koparılmış tüm öksüz halkların bütün ihtilaf nehirlerini tek bir deltadan aynı ihtilal ırmağına taşımak için sivriltip
Devamını Oku