Tag Archives: pkk

Farkını Kıskançlıkla Korumayanın Farkı Kalmaz

Kürdistan'da yaşanan katliamlara sessizlik üzerinden sosyolojiyle silahlarla da savaşacaksanız ve masum insanların kitlesel katlini bunun üzerinden meşrulaştırma çabasına girişecekseniz, o silahların, bombaların hedefine Kürt halkını da yerleştirmeniz gerekir (!).

   Ankara’daki son katliamın (13 Mart) ardından sol, bütün parçalarıyla hararetli ve kimi yönleriyle utanç verici, hatta kan dondurucu bir tartışmanın içine girdi. “Tartışma” dediysek, henüz ciddi bir tartışmanın verisi yok, buradan siz sosyal medya/medya üzerinde çeşitli kişilerin katliama dair verdikleri tepkilerin toplamını ve bunların ne anlama geldiğini anlayın. Üstelik, PKK ya da “solu ilgilendirebilecek
Devamını Oku

Sol ve Kürt hareketi

Kürt hareketinden soyutlanmaksa, belki Türkiye solunu kitlesel anlamda “güçlendirir”; fakat bu “güçlenme” içinde keskin bir gericileşmeyi de mutlaka taşıyacaktır. Mühim olan ilerleyerek, mevzi kazanarak güçlenme.

“Yerli, sömürgecinin kentine imrenme ve şehvetle bakar. Sahip olma düşleri, sahip olmanın tüm tarzlarını düşler: Sömürgecinin masasına oturmak, sömürgecinin yatağında yatmak (…). Sömürge insanı kıskançtır. Sömürgeci de bunu çok iyi bilir; kaçamak bakışları yakaladığında içinden acı acı ‘Yerimizi almak istiyorlar’ diye söylenir. Bu doğrudur, zira, en azından bir günlüğüne, kendini sömürgecinin yerine koymanın düşlerini kurmayan
Devamını Oku

Kürt Hareketi ve Kürt oyları

Kürt ulusal kurtuluş hareketinin demokratik alan kanadının Kürt seçmen nezdinde ne kadar başarılı olup olmadığı üzerine pek çok kez yazılıp, çizildi. Bu yazıların kimi “bilimsel”, kimi meraktan, kimi salt siyasî analiz odaklı, kimiyse tamamen art niyetliydi. Burada Kürt siyasî hareketinin aldığı oylar değerlendirilirken yapılan yanlışların, hataların veya bilinçli çarpıtmaların arkasında ilgilenilen bölgelerin etnik yapısı ve
Devamını Oku

“Barış Süreci”nin Sapı Samanı?

İnsanı asıl düşündürense, PKK ve devletin mevcut resmi ideolojiyi ve devletlu ezberleri, Türk'ün yanına biraz da Kürt'ü alarak ve Müslümanlık yapışkanıyla iki unsuru birbirine tutturarak yeniden imâle yönelmiş gibi durması

1973’ün 1 Mayıs’ında Çubuk Barajı’nda toplanan savaşmaya niyetli bir avuç entelektüel Kürt’ün kurduğu bir siyasi yapı, bugün milyonlarla alanlarda eylem koyabilen, tek bir hamlesiyle sadece Türkiye’nin değil, tüm dünyanın dediğine ve eylediğine dikkat kesilebilmesini sağlayabilen muazzam bir kuvvet. Peki bu nasıl böyle oldu? Savaş nasıl başladı? 19. yüzyılın ilk çeyreğinden Kurtuluş Savaşı dönemine dek irili
Devamını Oku