“İstediğini yap bana, sessizlik sonsuzda nasıl olsa.” (Bülent Ortaçgil / İntegral) Türkiye’de siyaset etme alanlarının ve siyasal aktörlerin “merkez”e doğru kayması hikâyesini 12 Eylül’ün yukardan aşağıya indirdiği yumruğun sesinin geldiği güne dek vardırabiliriz. Bu merkezileşme olgusunun ’80 sonu, ’90 başında hızlandığı, 2000′lere doğru ve bu yılların birbirini izlemeye başladığı ilk dönemde ise şiddetlendiği söylenebilir. Bu
Devamını Oku